Montessori eğitimi alan ve almayan çocuklar üzerinde yapılmış bir araştırma;

MONTESSORİ EĞİTİMİ ALAN VE ALMAYAN OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARIN PROBLEM DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ1

AN EXAMINATION OF THE PROBLEM BEHAVIOURS OF PRESCHOOL CHILDREN WITH AND WITHOUT MONTESSORI EDUCATION

Yasemin YÜCESAN Assoc. Prof. Dr. Arzu ÖZYÜREK Karabük Üniversitesi Karabük Üniversitesi Çocuk Gelişimi Yüksek Lisans Öğrencisi Çocuk Gelişimi Bölümü ysmnycsn1@gmail.com a.ozyurek@karabuk.edu.tr

Received 29 May 2017- Accepted 30 September 2017 Gönderim 29 Mayıs 2017- Kabul 30 Eylül 2017

Öz: Bu araştırmada, Montessori eğitimi alan ve almayan okul öncesi dönem çocukların problem davranışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu 2015-2016 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki bir okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 4-6 yaş grubunda 30 çocuk ve Montessori Eğitimi verilen özel bir okul öncesi eğitim kurumuna devam eden 30 çocuk (N=60) oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Anaokulu ve Anasınıfı Davranış Ölçeği (PKBS-2) kullanılmıştır. Ölçek, sınıftaki her çocuk için öğretmenleri tarafından doldurulmuştur. Verilerin analizinde Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak; çocukların problem davranışlarının çocukların cinsiyeti, yaşı, anne-baba yaşı ve baba öğrenim durumundan anlamlı ölçüde etkilenmediği belirlenmiştir. Problem davranışların, anne öğrenim durumundan anlamlı ölçüde etkilendiği, devlet okuluna devam eden ve annesi üniversite mezunu olan çocukların Anaokulu ve Anasınıfı Davranış Ölçeği Anti Sosyal alt boyut puanlarının, diğerlerine göre anlamlı derecede düşük olduğu belirlenmiştir. Montessori okuluna devam eden çocukların devlet okuluna devam eden çocuklara göre, problem davranış görülme durumunun daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bulgular literatür bilgileri ışığında tartışılmıştır. Anahtar

Kelimeler: Montessori eğitimi, okul öncesi dönem, problem davranışlar.

Özetini okuduğunuz makalenin devamı için aşağıda ki linke tıklayarak indirebilirsiniz.

MONTESSORİ EĞİTİMİ ALAN VE ALMAYAN OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARIN PROBLEM DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ

 

 

Reklamlar

Biliyorum çok uzun zaman oldu…

Uzun bir süredir, yoğun bir temponun içerisinde koşturmaktan durup yazmaya vakit kalmadı 😦  son bir kaç paylaşımım makale yada eğitim içerikli oldu farkındayım 🙂 beğendiğim bazı kaynakları ve makaleleri bu ara sık sık paylaşabilirim sizlerle 🙂

zira bu günlerde hayatım makaleleri okumakla ve analiz etmekle geçiyor YL programımda ki derslerimden kaynaklı olarak 🙂 ayrıca bol bol sizlerle okulumuzda ki etkinlikleri de paylaşacağım, takipte ki öğretmenler ve ebeveynler için 🙂

biraz da okuyalım derseniz eğer beğendiğim ve öğrenmenizde faydası olduğunu düşündüğüm makaleleri yada sunumları sizlerle bol bol paylaşacağım söz 🙂

pek çok şey birikti yazacak içimde, pek çok defa heyecan içerisinde yazmak istediğim şeyler oldu, fakat vakitsizlik beni buralardan ayrı koydu. Lakin vakitsizlik hayatımın bir parçası olduysa eğer, madem öyle bununla yaşamayı öğrenmem gerekiyorsa, vakit yaratmayı da bulmam gerekiyor demektir 🙂

yani demem o ki ben geldim 🙂 haberiniz olsun :)))

Öğr. Gör. Dr. Şirin KARADENİZ – ppt indir

Piaget’in Genetik Epistemolojisi Jean Piaget, ‘genetik’ kavramını, biyolojik kalıtımdan çok ‘gelişim açısından büyüme’ ile eş anlamlı olarak kullanmaktadır. ‘epistemoloji’ kavramı ise bilgi edinimi teorisidir. Böylece, genetik epistemoloji, çocukların bilgi edinimleri ile ilgili, doğum ile başlayan gelişim aşamaları anlamına gelmektedir

Source: Öğr. Gör. Dr. Şirin KARADENİZ – ppt indir

Çoook uzun bir aradan sonra merhaba 

İşler güçler okul eğitim seminerler çocuklar ev hali falan filan derken ne çok zaman oldu yaşamayalı 😦 aslında yazacak o kadar çok şey vardı ki ama maalesef bir türlü vakit olmadı aktarmaya. Şimdi tatildeyiz tatil zamanı yazmak pek huyum değildir ama o kadar özledim ki yazmayı bu akşam sıcağı sıcağına paylaşmak geldi içimden sizlerle bu 5 günde çocuklarla  gezdiğimiz yerleri. Fethiye bizim ikinci evimiz gibi defalarca gelmiş olduğumuz için pek çok yerini avucumuzun içi gibi biliriz. Eğer tatil planlarınız da Fethiye varsa şimdi hazır olun size harika yerlerden bahsedeceğim. Tabi öncekile şunu söyleyeyim benim tavsiyelerim genellikle doğal alanlar olacaktır eğer ki tercihleriniz yapay beachler ve 5 yıldızlı otellerden yanaysa onları benim ajandamda bulmanız pek mümkün olmayabilir. Blogumu takip edenler az çok bilir genellikle kampçılıktan yanadır tercihimiz 🙂 ama bu sene son anda yarı kamp yarı otel olan tatil planımızı son anda değiştirerek Fethiye de iki ayrı otel olarak planladık. Şuanda ilk duraktayız.  Yarın buradaki son günümüz hatta bu gece son gecemiz. Kamp planları yaparken rastladık yel değirmeni otele kamp kıvamında bir tatil hayali ile geldik resimlerden ve yorumlardan gördüğümüz kadarıyla ve öylede oldu. Çok huzurlu ve rahat bir otel! oteli incelemek isterseniz buraya tıklayarak bakabilirsiniz. İşletmecileri Yasemin hanım ve cenk bey gerçekten çok ilgili ve çok tatlılar! İstanbuldan buralara kaçanlardan çokta iyi yapmışlar huzuru bulmuşlar bu güzel yerde! Harika bir enerjisi var buranın Kayaköy ‘ü hep sevmişimdir zaten değişik bir ambiyansa sahiptir birde Fethiye nin içinden oldukça havadar ve ferahlık burası! Ayrıca güzel bir yoga salonu var buranın yoga severler tarafından da sıkça ziyaret edilen bir mekan! Zaman zaman güzel yoga kampları oluyormuş. Çocuklarla otelde inanılmaz derecede rahat ettik. Havuz hemen yanı başımızda küçük butik bir otel ama içinde yok yok 🙂 Kayaköyü izlemek için tepede seyir odası bahçede kuşlar, tavuklar, tavuskuşları, maymunların olduğu bir alan (yemekten sonra sofrada kalanları onlarla paylaşmak çocuklar için en eğlenceli etkinlik oluyordu akşamları)  içinde ki parkı hamakları salıncakları uğrak yerlerimiz oldu her gün mutlaka 🙂 yemeklere gelecek olursa ne çok ne az tam kararında herşey mevcuttu ve oldukça lezzetliydi! Hele hele bahçe domatesleri benim için enfessstiii! Ben ve eşim için her zaman gittiğimiz yerde evimiz gibi hissetmek istemişimizdir! Biz gerçekten burada onu hissettik ve çok ama çok rahat ettik! Gelelim nereleri gezdik nerelere gittik! Daha gezecek çok yer var ama ben sizlerle şimdilik gitriklerimizi paylaşacağım! Ardından da gideceğimiz rotalarımızı paylaşacağım.

İlk deniz durağımız gemiler koyu oldu. Gemiler köyü güzel biryer ama biraz hareketli bir koy! Özellikle su sporları açısından oldukça hareketli! Bu nedenle deniz açısından çok keyifli diyemeyeceğim ama planlarınızda parasailing varsa mesela bunu yapmak için güzel yerlerden biri burası diyebilirim 🙂 biz iki gün üst üste yaptık birde ringo var tabi bir çılgınlık yapıp nehirle birlikte bile bindik ringoya 🙂 epey eğlendik 🙂 

 Nehir bizi bu arada teknede bekledi ringo macerası sonrasında zaten parasailing yapası yoktu bizim kuzucuğun! 

İki gün üst üste gemiler koyu sonrasında rotamızı ölüdenizine doğru çevirdik. Önce ölüdenizinden kalkan tekne turuna çıkalım dedik. Dragon adındaki korsan gemisini seçtik Tekne turu için gemi çok güzel ve çok büyüktü animasyonlar da çalışan ekip de harikaydı. Ancak bu geminin beni en çok rahatsız eden yanı şu oldu ki söylemeden geçemeyeceğim gemide çok tatlı bir papağan var ve onunla çok güzel resimlerinizi çekiyorlar ancak resimler gezi sonunda Cd ile satılıyor ama öyle bir fiyat söylediler ki biran düğün fotoğrafı falan çekildik sandık 🙂 yok artık yani diyip inadımızdan almadık ama baştan da konuşalım bu işi demiştik oysaki çekilipte almayınca yinede aklı kalıyor insanın bu yüzden sağolsunlar bütün iyi hoş olan şey biranda uçtu gitti aklımdan Maalesef ki 😦 neyse ben yinede size tekne turunu anlatayım bu bizim ölüdenizden çıktığımız kaçıncı turumuz bilemem ama değişen birşey yok öncelik kelebekler vadisi sonra deve plajı, soğuk su, akvaryum koyu, st.nicolas adası gittiği koylar güzel elbette ben en çok soğuk suyu seviyorum bu turda birde kelebekler vadisidir hep favorim 🙂 gemide birde kaydırak ve köpük banyosu mevcut ekstra olarak 🙂 Fethiye merkezden kalkan teknelerin durakları çok daha fazla onuda bilin eğer tek bir tekne turu yapacaksanız büyük olan tura katılmanızı tavsiye ederim açıkçası! Birde dragona binerseniz o fotoğrafları çeken arkadaşa benden selam söyleyin ve pazarlığı baştan yapmadan o resimleri bence boş yere çektirmeyin 🙂 bir papağanla çekilen o resimlere eminim sizde dünya para vermek istemezsiniz 😂 

Gelelim çok merak edilen ıssız koyumuza 😂 instagramdan resimleri paylaştığımdan beri hem özelden hemde genelden hemde facebook ‘tan soranlar oldu 🙂 ehhh ama sorulmayacak gibi değildi hani 🙂 hem sessiz sakin hem mis gibi bir  deniz ışıl ışıl parlayan bir su! Arkan orman onun harika bir deniz muhteşem bir koy!  

Ara sıra tekneler yanaşıyor koya bir kaçta gezi teknesi geldi biz oradayken onun dışında bir çocukluk aile daha vardı biz gibi koy bizimdi yani:)  zaten iki koy var istediğini seç biri resmen havuz gibi olmuş 😂 resimlerden de görüyorsunuz denizi doğası muhteşem bir diğer adı akvaryum koyu ve yeşil vadi hepsi bu güzel cennet köşesine az bile gelir 🙂 çok ama çok keyif aldık evet aracı park ettikten sonra epey yürüyorsunuz yaklaşık 6 km kadar ama inanın değer bu keyfe bu güzelliğe değer! Zaten yürüyüş yoluda çok keyifli nasıl geçtiğini anlamayacaksınız biz nehirle (5 yaşında) patika yoldan çok rahat bir şekilde yürüdük gittik. Tohum topladık resim çekildik taşları ağaç köklerini inceledik. Deniz derin değil çocuklar için oldukça elverişli. Ayrıca bir çok ağaç gölgesi mevcut. Öyle yapay şemsiyeyi falan ihtiyacınız da yok 🙂 ancak market tesis vs yok yanınıza yiyecek içecek almayı ihmal etmeyin 🙂  ama deniz yoluyla dondurma yemek servisi de mevcut 🙂 koya gelen teknelerden içecek falan alabilirsiniz 🙂 hatta yemek bile alabilirsiniz ama siz yinede herşeyinizi yanınıza alıp gidin derin ben 🙂 bu arada gemiler koyundan tekne kiralayıp herşeyinizi yanınıza alıp deniz yoluyla da ulaşım sağlayabilirsiniz.  İstediğiniz saatte de sizi gelip alabilirler eğer yürümek pek bize göre değil trekking falan biraz şöyle dursun derseniz demokraside çareler tükenmez pek tabi 🙂 

Dönüşte aynı yoldan dönüp aracımıza ulaştık. Buradan dönüşte takatiniz kaldıysa af kule manastırına da uğramanızı tavsiye ederim. Ama başka bir gün bunu yapmanız iyi olacaktır örneğin gemiler koyuna inişte yada çıkışta uğrarsanız daha iyi olur. Çünkü manastıra çıkış için de aracınızı park edip 2 km kadar yukarı doğru çıkmanız gerekecek! Ancak buranın da tarih severler tarafından ziyaret edilmesini tavsiye edeceğim. Manzara çok güzel yapı oldukça eski ve biraz bakımsız ben buraya çok daha uzun bir yürüyüş sonrası ulaşmıştım yıllar yıllar önce abimle birlikte 🙂 beni o getirmişti o zamanlar pek bilinmiyordu. Zaten yolda yoktu o zamanlar epey bir orman içinden tırmanmak gerekiyordu. Eğer manzara ve tarihi seviyorsanız görmeden geçmeyin derim ben sizlere 🙂 

Kayaköye  gelipte Kayaköyün tarihini gezmemek tanımamak olur mu hiç! Kayaköyü Fethiye ye gelirseniz mutlaka gidin görün! 
Yarın mesela sabah çocukla nefes yogası yapıcaz! Şimdilik bana müsade, epey uzun oldu ama daha bitmedi bu birinci bölümümüz olsun gerisini ikinci bölüme saklayalım…

Anne Babaların Dikkat Etmeleri Gereken Başlıca Hususlar

  • Anne ve babalar öncelikle çocuklarını tanımalı, onları ilgileri ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmelidirler.bu konuda tutku ve arzularına göre değerlendirme yapmalıdırlar.
  • anne ve babalar çocuklarındaki güven duygusunu pekiştirmek üzere onları yapıcı ve faal kılacak bir ortam hazırlamalıdırlar. ancak bu ortamı hazırlarken verecekleri görevin çocuğun yetenek ve kapasitesini aşmamasına özen göstermelidirler.
  • anne ve babalar eğitimlerinde en önemli besinin ‘sevgi’ ve ‘sevecenlik’ olduğunu bilerek çocuklarına yeterince ilgi ve sevgi göstermelidirler. bu konuda aşırıya kaçmamaya özellikle dikkat etmelidirler.
  • anne ve babalar eğitimlerinde ünlü düşünür Rousseau’nun şu görüşünü gözden uzak tutmamalıdırlar; çocuğunuza hiç bir şekilde sözle ders vermeyiniz. o ancak derslerin tecrübelerini almalıdır. ona hiç bir türle ceza uygulamayınız. çünkü o kabahatin ne olduğunu bilmez……  Rousseau bu sözleriyle çocuğa bilgiyi soyut düzeyde vermek yerine ‘yaşatarak öğretmenin’ önemine değinmektedir.
  • anne ve babalar çocuklarının kendi kendilerini yönetmeleri yolunda başlattıkları girişimleri ‘yaş küçüklüğü’ vb. nedenlerle engellememelidirler.
  • anne ve babalar gelişimin normal yüzlerini, zorlu dönemlerini bilmeli ve davranışlarını ona göre düzenlemelidirler.
  • anne ve babalar her çocuğun kendine özgü niteliklerle donanmış ayrı bir birey olduğunu düşünerek, çocuğu diğer çocuklarla ve kardeşleriyle kıyaslama yoluna gitmemelidirler.
  • anne ve babalar aile ve toplumca geçerli olan bazı kurallara uyma zorunluluğunu çocuğa hatırlatılmalı, uymadığı taktirde onu, ‘insanlararası ilişkileri anlatacak’ türdeki örnek olaylarla bilgilendirmelidirler. hiçbir eğitimsel yararı olmayan bedensel cezalar uygulanmamalıdır.
  • anne ve babalar özellikle disiplin konusunda görüş birliğinde olmaya ve çocuğun yanında tartışmamaya özen göstermelidirler.
  • anne ve babalar ‘oyun’ un , çocuğun gelişim ve eğitimi için önemli olduğunu düşünerek onun bu faaliyete zaman ayırmasını sağlamalıdırlar.

kitaplarını severek ve ilgiyle okuduğum çok değerli hocamız;

Sayın  Prof.Dr. Haluk Yavuzer ‘in Çocuk Psikolojisi isimli kitabından alıntıdır. (sy.140-141)

Tema the school da slime zamanı

Uzun zaman oldu yine yazamadım. Oysa ki nede çok şey birikiyor yazamayınca öncelikle geçenlerde yaptigimiz slime etkinliğinden bahsedeceğim.  Herkes tarifini istiyor madem o zaman hemen yazıyorum.
Ben sevgili arkadaşım etkinlik annesi gamzemin tavsiyesi üzerine Tutkal marketten zıpzıp hamur tutkalı sipariş ederek başladım çalışmalara 😄 ardından eczaneden borax aldım ama tutkal market zaten 5 kg tutkal siparis ettiniz mi hem boyasını hemde boraxını yanında gönderiyor hal böyle olunca eczaneden alınana pek gerek kalmıyor 😉 gelelim tarife slime hamur nasıl yapılır?
1 bardak zıpzıp hamur tutkalına
1 bardak su ilave edip bir güzel geniş bir kapta karıştırıyoruz. Bu karışıma bir çimdik yada çay kaşığının ucu ile boya ekliyoruz (aman boyayı çok kaçırmayın sonra eller boyanır demedi demeyin)
Boyayı da karışıma yedirdikten sonra
Büyük bir çay bardağı ılık su içerisine çay kaşığının ucu dolu olacak şekilde boraxı ilave edip karıştırıyoruz elde ettiğimiz bu boraxlı karışımı diğer geniş kapta bekleyen tutkallı karışımımıza yavaşça  ilave ederek bol bol karıştırıp hatta yavaş yavaş yoğurur gibi karışımı formuna sokmaya çalışıyoruz.
Sonraaaa önce bir güzel kendimiz oynayıp keyfini iyicene çıkardıktan sonra çocuklarla paylaşıyoruz 😄😄😄
Oldukça basit ve cok cok keyifli gerçekten! Şimdi linke tıklayıp bence hemen siparis vermeye başlayın eğlencenin garantisi benden 😄 bu arada çok kısa bir zaman sonra okulda Magnetik slime da hazırlayacağım onuda yapınca anlatırım 🙂

image

image

image

image

Bu arada biz uzay ve güneş sistemi konumuzun finalini yaptık slime ile birlikte! Slime uzaydan gelen bir madde bizlerse onun nereden hangi gezegenden geldiğini keşfetmeye çalışan bilim insanlarıydık 😄😄😄 (evet tamam kabul ediyorum hayal gücümüzün sınırları epey geniş 😄)