Elat ve inorm çalışması

1.Sınıf öğrencilerimiz elat ve inorm harflerini bitirince bende onlar için haraketli alfabe 3 ile bir çalışma hazırladım onlar için. Artık harfleri birleştirerek kelime elde etmeye başladıkları için tablo üzerinde kelime bulmaca oynadık. Bir nevi kelime avı oyunu gibi oldu bizim için ve yine çalışma sırasında oldukça eğlenceli dakikalar geçirdik.

image

image

Sonunda tablo üzerinde uzayıp giden pek çok kelimemiz oldu en çokta 4 harfli kelimelerimiz vardı 🙂 bu çalışmamıza ilerleyen haftalarda yeni kelimeler eklemeye devam edeceğiz. Sadece elat ve inorm harfleri ile anlamlı kelimeler kurarak tablomuzu genişleterek devam ettirecegiz ve sonunda bu tablodan cümleler elde etmeye başlayacağız ilerleyen zamanda bir sonraki çalışmada bunun detaylarını da paylaşacağım sizlerle.

Reklamlar

Elat çalışması

Sene başında 1.Sınıf öğrencilerimiz elat harflerini öğrenirken onlarla elat çalışması yaptık öncelikle oldukça keyifli ve eğlenceli bir çalışma oldu.

image

Öncelikle harflerimizin üzerinden geçtik.  Kabartmalı harflerle çalışmamızı yaptık dokunduk kuma yazdık hissettik. Ardından harflere uygun nesneleri süpriz kutusundan çıkararak bir bir yerlerine yerlestirdik. İsimlerini söyleyip baş harflerine göre tablo üzerine yerleştirerek devam ettik ardından gözler bağlı uygulamaya geçtik gözlerimizi bağlayıp bir bir dokunarak nesneleri tahmin edip hangi harfle başladıklarını söyleyerek alana yerlestirdik 🙂 ve en son olarak hazırlanmış minik tablolar üzerine elat harfleri ile başlayan nesnelerin resimlerini çizerek çalışmamızı bir sanat etkinliği ile sonlandırdık.

image

1. Sınıf öğrencilerimiz için hem eğlenceli hemde yaratıcı bir çalışma oldu. Hem çok güldük hem çok eğlendik hemde öğrendik 🙂

Çoook uzun zaman oldu ben yazamayalı size :(

O kadar yoğun bir temponun içindeyim ki ne bir satır ne iki kelam yapamadım sizlerle 😦 başta en güzel uğraşım nehirim ardından okul işler ev hatta yeniden bir üniversite daha derken ben benden gittim diyebilirim uykularım bile bölük börcük. Çoğu zaman uyuya kalıp yorgunluktan ardından böyle sabaha karşı kalkıp yarının hazırlıkları derslerim işlerim uğraşıp duruyorum hepsini bir sıraya koyup yazmaya ihtiyacım var lakin vakit yok her defasında ertelemek zorunda kalıyorum 😦 Neyse ama bir yerden başlamak lazım buna kanaat getirdim bu gece vakit bulmusken hemen bir kaç çalışma paylaşacağım sizlerle…

montessori de kozmik eğitim üzerine harika bir araştırma yazisi

MONTESSORİ YAKLAŞIMI VE OKUL ÖNCESİNDE FEN EĞİTİMİ
Sema BÜYÜKTAŞKAPU
Mevlana Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü,  Yeni İstanbul Cad. No: 235 42003 Konya

Yıl: 2012, Cilt:5, Sayı:3, Sayfa: 19-25
ÖZET
Erken çocukluk dönemi, gelişimin en hızlı olduğu ve hızlı bir değişimin gerçekleştiği zamandır. Bu döneme özgü çocuğun gelişimini ve eğitimini açıklamaya çalışan pek çok kuram vardır. Okul öncesi eğitimde etkili olan kuramcılardan biri de Maria Montessori’dir. Montessori eğitimi, çocukları kişisel gelişimleriyle birlikte; uyumlu sosyal ilişki, doğa ile uyum ve son olarak güzel bir yaşam için bütünsel olarak geliştirmeyi hedeflemektedir. Montessori bu düşüncesini “Doğa hayatın öğretmenidir. Onun gittiği yolu izlemek gerekir.” sözüyle vurgulamaktadır. Ülkemizde Montessori Yöntemine karşı ilginin oldukça eskiye dayalı olduğu ancak yaygınlaşması açısından dünyanın diğer ülkeleriyle kıyaslandığında kısmen geç kalındığı söylenebilir. Okul öncesi fen öğretiminde Maria Montessori’nin görüşleri, materyalleri ve etkinlik örnekleri ile ilgili literatür araştırmasının alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle bu çalışmada Montessori Yönteminde fen eğitimi ayrıntılarıyla incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Okul Öncesinde Fen Eğitimi, Montessori Yaklaşımı, Kozmik Eğitim
MONTESSORI APPROACH AND SCIENCE EDUCATION IN PRESCHOOL
Abstract
Early chilhood period is the fastest time of the development and changes. There are many theories to explain childhood development and education of this period. Maria Montessori is one of the effective theorists in preschool education. Montessori education aims of improving children in a holistic way alongside with individual growth, harmonies social relations and nature and lastly a happy and prosperous life. Montessori stresses her view in such a way that “nature is the teacher of life. We should follow this way”. The interest in Montessori’s approach is quite old; however, in terms of her method becoming popular in our country, we are far behind comparing with the other countries. We believed that the research of literature on Montessori’s view, materials and examples of activities will contribute to the concerning field. Thus, in this paper, science education in Montessori Approach is studied in detail.
Keywords: Preschool Science Education, Montessori Approach, Cosmic Education

1. Giriş
Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımasıdır (1,2). Montessori yönteminin kilit düşüncesi ise ilk kez 1935 yılında Londra’da sunulan Kozmik Eğitim’dir (3,4,5).  Kozmik eğitim, tam olarak bilimsel yolla olmamakla birlikte doğa ile ilgili tüm konuları ele almaktadır. Bu konular geniş bir alanı kapsamakta ve manevi bir bakış açısı içermektedir. Bir başka ifadeyle, kozmik eğitimin ana unsuru sadece diğer insanlara değil aynı zamanda doğadaki maddelere ve sisteme karşı gösterilen saygı ve düzendir. Montessori, kozmik eğitim ile doğanın değerini ve gizemindeki bazı şeyleri çocuklara öğreterek doğayı sevdirmeyi hedeflemiştir (4). Böylece çocukların bütün evren içinde kendilerini bir yere ait hissetmelerine yardımcı olmaya çalışmaktadır.
Montessori evreni, din ve ulusların oluşturduğu sınırların ötesinde ortak bir kaynak olarak göstermektedir. Bütün evrenin birbirine bağlılığını gösterebilmek için galaksi, samanyolu, güneş sistemi, gezegenler, dünyamız ve dünyanın oluşum aşamaları, ilk canlı türleri, bütün bitki çeşitleri ve en son olarak insanlar ile ilgili çalışmalara yer vermektedir (6). Bu çalışmalar aracılığıyla çocuklarda başkalarının duygu ve düşüncelerine saygı, dış dünyadaki nesnelere olan sevgi ve ilgi (diğer bir ifadeyle; çevre sevgisi) duygularını geliştirmeye çalışmaktadır  (7).
Montessori’ye göre çevre sevgisini oluşturabilmek için çocuk; doğanın düzeni, uyumu ve güzelliğini anlamalı ve bundan mutluluk duymalıdır (8). Montessori sınıflarında çocuğun doğayı, dünyayı anlama ve öğrenmesi için yapılandırılan alan “ Kültür Alanı” olarak adlandırılan alanla direkt olarak ilişkilidir. Bu alandaki aktiviteler biyoloji, coğrafya, tarih ve bilim üzerine odaklanmaktadır (9).
Biyoloji:  Doğa masası (Mevsimleri ve çocukların ilgilerini yansıtan), Kuş, vahşi, evcil, deniz hayvanları, çiftlik gibi modeller, bitki ve hayvan resimleri, hayvan ya da bitkilerin bölümlerini tanımlayan kart ve yap-bozlar, canlıların yaşam döngüsünü gösteren grafikler.
Coğrafya  Kara, hava, su kutusu, kıtaları kara parçalarını ve suları gösteren küre, ülkelerin kalıpları ve kartları, dünya yapboz haritası ve tek tek kartları, dünyadaki hayvanlar, ülkelerin bayrakları, dünyadaki çocukların ve ailelerinin resimleri, onlara özgü nesnelerin koleksiyon kutusu, harita oyunu,
Tarih Çocuklara zaman kavramını tanıtmak amacıyla takvim, zaman çizelgesi, kronometre
Bilim  4 element (toprak, su, hava, ateş), mıknatıs, elektrik (9)
2. Değerlendirme
Bu temel 4 alanla ilgili olarak Montessori sınıflarında aşağıdaki bazı çalışma alanları bulunmaktadır.
Makine müzesi:  Eski makineler hem günlük yaşamdaki uygulamalar için hem de parçalarını sökmek ve onların temel mekanizmalarını keşfetmek için ulaşılabilir olmalıdır. Bu makineler yayıkları, el aletlerini, şarap sıkma makinelerini, bir çamaşır makinesini, dondurma makinesini, fenerleri içerebilir.
Bina yapımı ve tamir:  Mülk içindeki binaların bazı durumlarda yetişkinlerin yardımıyla yapılabilecek, bakıma ve onarıma ihtiyacı olacaktır. Ayrıca küçük hayvan barınakları ve sera yapılarının inşasında öğrencilerden yardım alınabilir.
Organik çiftçilik:  Program bahçe düzenlemeyi, tarımsal çalışmayı, ürün rotasyonunu, gözlemi, toprak işlemeyi, toprak verimliliğini, tohum ekmeyi, bitkiyi bir yerden alıp başka bir yere dikmeyi, hasadı, pazarlama ve pazar stratejisini, bütün yıl devam eden çiftçiliği, bahçe araçlarını kullanmayı içerir (10).
Bu alandaki aktiviteler çocuklara gözlem yapma, keşfetme fırsatı sunmaktadır. Montessori müfredatındaki konular ile ilgili yürütülen projeler kapsamında geliştirilen öğretmen yapımı materyaller bu alanda bulunmaktadır (9). Bu materyaller, çocukların zihinsel yeteneklerinin gelişimine yardımcı olmak için mümkün olduğu kadar beş duyusunu kullanarak duyusal çalışmalar yapma, çalışmalarda sık sık tekrarlar yapma ve materyallerin el ile kullanımına imkan sağlamaktadır (4). Bu materyallerin çoğu bireysel ya da küçük grupların kullanımı için tasarlanmakta ve gerektiğinde yetişkin tarafından desteklenmektedir. Bu materyallerin çok azı büyük grup eğitimine uygundur. (9).

Montessori bu materyaller ile önceden hazırlanmış çevrede çocuklara özgürlük tanımaktadır. Bunun anlamı şu kısa öyküde gizlidir:
Montessori çocuk evlerinden birinde çalışmaları izleyen bir konuğun çocukların dilediklerini, hoşlarına gideni yaptıklarını söylemesi üzerine öğrencilerden biri şöyle cevap verir: “Özür dilerim, efendim, biz hoşumuza gideni yapmıyoruz ki. Yaptığımız şey hoşumuza gidiyor bizim.” (11,12).
Bu materyallerden hangisiyle çalışacağına çocuğun karar vermesi ve ilgileri doğrultusunda belirlenen aktiviteler aracılığıyla çocukların zihinlerinin genişletebileceğini düşünen Montesori, öğrenme alanındaki aktivitelerinin çoğunu çocuklar ile birlikte planlamış ve yetişkin tarafından belirlenmekten ziyade çocukların ilgisi üzerine yapılandırmıştır (9).
1907’den itibaren eğitim müfredatını her çocuğun kendi ilgisi üzerine odaklandırılan Montessori, çok geçmeden küçük çocukların beklenen kapasiteden çok daha fazlasını yapabileceklerini düşündüğünden dolayı, 36 yaş çocukları için müfredatını genişletmiştir (8). Tarih, coğrafya, bilim, sanat, müzik küçük çocuklara öğretilmiştir. 1948’de Montessori çocuğun, psikolojisine uygun kabul edilebilir duruma getirilen her şeyi anlayabileceğini ifade etmiştir (13)
Montessori, müfredatındaki konuları belirlerken çocukların yaş grubu ve ilgilerinin yanı sıra duyuları aracılığıyla öğrenimini tamamlaması ve geliştirmesini sağlayan gerçek tecrübelere imkan sağlayacak konular olmasına dikkat etmektedir (9).
Montessori öğretmeni bu konuları öğretirken çocukların duyusal araştırma ve uygulamalı etkinlik aracılığıyla gerçekle yakın ilişkiye geçmesini sağlamaktadır (14).
Ayrıca çocuklara evreni tanıtırken bütün kültürel faktörlerin tanıtılabileceğini, ancak müfredatın tamamen kültürel faktörlerin detaylarıyla oluşturulmaması gerektiğini; çocuklarda merak uyandıracak kadar yer verilmesi gerektiğini vurgulamıştır (13). Montessori’ye göre çocuklar yaprakların şekilleri, çiçeklerin rengi ya da böceklerin vücutları arasındaki gibi küçük farklılıklara duyarlı olduğundan dolayı; sunulan herhangi bir obje, verilen herhangi bir fikir, gözlem yapmak için herhangi bir davet çocuklarda merak duygusunu uyandırabilmektedir (15).
Bunun net bir örneği olarak Montessori, bitkinin bölümlerinin öğretildiği bir etkinliği şöyle anlatmaktadır.
“ Biz bitki köklerinin sınıflandırılmasını kitapta inceledikten sonra ve duvarda asılı resimleri gösterdikten sonra küçük çocuklar bu resimlerin ne olduğunu sordular. Çocuklara açıkladıktan sonra bahçede köklerinden koparılmış pek çok bitki bulduk. Bazı çocuklar bu fikirden etkilendi ve bütün bitkilerin köklerini görmek istediler. Biz bunun uygun olabileceğini düşündük. Bitkilerin köklerini incelemek için söktük. Daha sonra çocuklar köklerin şekillerini daha iyi inceleyebilmek için yıkadılar.” (16).
Montessori öğretmenlerinden Mrs. Latter küçük çocukların gübrelerin içindeki böceklerin hareketlerini gözlemlediklerini, solucanlarla korkmadan ve doğadan kendini soyutlamadan rahatlıkla ilgilendiklerini vurgulamaktadır. Çocuğun bu doğal merak duygusu, onun canlılara karşı güven geliştirmesini, dahası sevgi oluşturmasını ve kainat ile özdeşleşmesini sağlamaktadır (15).
Montessori’ye göre, çocuklarda doğaya karşı bu güveni ve sevgiyi geliştirmek; dünyadaki diğer canlıların çeşitliliğindeki sonsuzluğu ve güzelliği keşfetmesini sağladığından dolayı ancak çocukların canlı varlıkları beslemesiyle sağlanabilmektedir. Bu nedenle Montessori “ Çocuk Evi” nde hayvan besleme ve bitki yetiştirme çalışmalarına büyük önem vermiştir. Burada bazı kümes hayvanlarını besleme çalışmaları yürütmüştür. Bu etkinliklerde çocuklar hayvanlar için özel hazırlanmış alanda hayvanların su ve samanları vererek hayvanları beslemişler ve daha sonra kapıları kitleyerek sınıflarına geri dönmüşlerdir. Montessori bu etkinlikler esnasında çocukların çok mutlu olduklarını gözlemlediğini belirtmiştir. Montessori ayrıca “Çocuk Evi”nin balkonunu düzenleyerek çiçek dikme etkinlikleri yapmıştır. Çocukların bu çiçekleri dikme esnasında çok mutlu olduklarını ve sonrasında çiçekleri sulamayı hiç unutmadıklarını belirtmiştir. Günümüzde de bütün Montessori sınıflarında hem bahçede hem de sınıfta bitki ve hayvan yetiştirilmektedir. Çocuklar menekşe, sümbül, ya da gül yetiştirirken toprağa bir tohum ya da çiçek soğanı yerleştirmekte ve onu düzenli olarak sulamaktadır. Ya da meyve veren bir ağacı dikmekte ve küçük bir çabanın değerli bir ödülü olarak doğanın cömert bir hediyesi olan olgunlaşmış meyveleri toplamaktadır (15).
Montessori’ye göre bu süreçte ilk olarak çocukların yaşamdaki olayları gözlemleme becerisi gelişmektedir. Canlıların gelişimlerini gözlemlerken zamanla çocukların merakı canlıların gelişimine odaklanmaktadır. Bu aşamada çocuk, anne ve öğretmeninin ona sunduğu bakım ve ilgiyi gözlemlediği canlıya uygulamaya başlamaktadır. Böylece çocuk bitki ve hayvanlara saygı duymayı, öğretmenin ve ailesinin kendisine karşı tutumuyla bağlantılı olarak öğrenmektedir.
İkinci olarak, çocuk bitkinin yaşaması için dikilip sulanması yani insanların bakımına ihtiyacı olduğunu ve kendi çabalarıyla yetiştirdiği bitkilerin, yaşamdaki diğer bir canlı olan hayvanların beslenmesindeki önemini, bitkiler olmazsa hayvanların açlığa maruz kalacağını öğrenmektedir. Yaşamdaki görevinin farkına varan çocuk sürekli tetikte olmaktadır. Dahası annesininkinden ve ona görevlerini söyleyen öğretmeninkinden farklı bir ses olarak sorumluluklarını asla unutmaması gerektiğini uyaran bir ses konuşmaya başlamaktadır. Bu ses onun bakımına muhtaç bir canlının ağlamaklı sesidir. Böylece öğretmen müdahalesi olmadan çocuk ve onun yetiştirdiği canlı arasında bazı davranışları göstermesi için çocuğu teşvik eden gizemli bir iletişim oluşmaktadır. Yani çocukta oto eğitime neden olmaktadır. Çocuklar oto eğitim aracılığıyla sağduyu kazanmaktadır.
Üçüncü olarak, çocuklar sabırlı olma becerisini kazanmakta ve yaşam felsefesi ve bağlılığının bir şekli olarak ümit geliştirmektedir.  Çocuk bir yere tohum koyduğunda ve meyve verene kadar beklediğinde, şekilsiz bir bitkinin ilk görünüşüne baktığında, çiçekten meyveye dönüşmesini izlediğinde, meyvenin olgunlaşması için sabrettiğinde, bazı bitkilerin daha çabuk bazı bitkilerin ise daha geç filizlendiğini gördüğünde, yaprak döken ağaçların hızlı yaşam döngülerini gözlemlediğinde çocuklar öğrendiklerini özümleyerek barışçıl bir vicdanı denge elde etmektedir.
Dördüncü olarak çocukların doğaya karşı duyarlı olma hissi oluşmaktadır. Çalışırken bile çocukların bakımları aracılığıyla gelişen canlılar ile ruhu arasında bir iletişim şekli oluşmaktadır (15). Çocuğun elde ettiği bu ödül onunla doğa arasında sürdürülmektedir.
Montessori sınıflarında çocuklara doğadaki diğer canlıları tanıtmak için kart, çizelge, harita, kitap, modeller kullanılmaktadır. Daha sonra çocuklar öğretmenlerin hazırladığı bu materyaller aracılığıyla sınıfta öğrendiği bu canlıları doğada bulmak için dışarı çıkmaktadır (17).
Çocuklar, bu doğada yürüyüşleri esnasında buldukları ve keşfettikleri nesneleri doğa masasında sergilemektedirler. Doğa masası aynı zamanda okul yolunda veya ailesi ile birlikte yürürken bulduğu yaprak, böcek, kozalak gibi nesneleri sınıfa getirmesi için bir fırsat sunmaktadır. Montessori sınıflarında doğa masası gözlem, keşfetme ve araştırmaları için bir odak noktası olarak hizmet etmektedir. Gerçek tecrübeler kitap, resim ve öğretmen yapımı materyaller ile tamamlanmaktadır. Doğa masası genellikle konu ya da projeleri yansıtmakta ve elektrik, ışık, mıknatıs gibi soyut konuların yanı sıra güneş sistemi, kıtalar, yanardağlar, minik hayvanlar, vücudum, taşıtlar gibi çalışmalarla ilgili nesneler yer almaktadır (9).
Doğa masasında çocukların sadece yakın çevresini öğrenmek için çıktıkları yürüyüşlerde buldukları nesneler değil; aynı zamanda dünyayı keşfetmek için çok daha uzak yerlere yaptıkları gezilerde topladıkları nesneler de bulunmaktadır. Montessori çocukları bağımsız olduklarından dolayı istek ve amaçları doğrultusunda sınıf dışı gezilere katılmaktadırlar.  Kuşlar hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen bir çocuk ya da küçük gruplar halindeki çocuklar kuş barınağına, kuş bilimciye ya da doğa tarih müzesini ziyaret etmektedirler. Güvenlik açısından bir yetişkin çoğunlukla gönüllü aile ya da sınıf asistanı çocuklara gezilerinde eşlik etmektedir. Her çocuk ayda iki kez yarım gün ya da tam gün sınıf dışı etkinliğine katılabilmektedir (17).
Montessori sınıflarında çocukların doğayı tanıması ve sevmesi için verilen eğitiminin yanı sıra ruhsal gelişimlerinde kilit bir özellik taşıması nedeniyle barış eğitimi verilmektedir. Montessori bir arada barış içinde yaşamanın temeli olarak bütün insanlığa çocukların anlayış ve saygı geliştirmesinde coğrafya etkinliklerini önemli bir öğrenme aracı olarak görmektedir (18).  Bu etkinliklerde çocukların ülkeleri ve kıtaları öğrenmesi, dünyadaki çocuklar ve ailelerinin yaşamlarındaki benzerlikler ve farklılıkları keşfetmesi için fırsat sağlamaktadır. Montessori öğretmenleri kıtaları ilk önce dünya küresi üzerinden inceletmekte ve daha sonra her bir kıtayı farklı renkle tanımlayan dünya yap-boz haritaları ile çalışarak tanıtmaktadır. Her kıtadan resim ve nesne kolleksiyonları bir kutuda toplanmakta ve çocukların her kıtanın coğrafi özelliklerinin yanı sıra hayvanbitki-müzik-kıyafetlerini yansıtan materyalleri keşfetme ve inceleme fırsatı verilmektedir. Bu kutular çocukların farklı kültürlere karşı farkındalık ve saygı geliştirmelerinde, farklı kıtalardaki kültürleri ve yaşamları tanımalarında temel teşkil etmektedir (9). Ayrıca seyahat hikayeleri anlatılarak coğrafi yerler tanıtılmaktadır (19). Coğrafya etkinliklerinde barış eğitiminin yanı sıra çocuğun hareket ihtiyacı da karşılanmaktadır. Montessori’ye göre bu yaşlardaki çocuklar dünya hakkında aktif tecrübelerde bulunmak için doğal bir içgüdüye sahiptir. Bunun için çocuklar sadece uygulamalı amaçlar için değil aynı zamanda bilgi elde etmek için ellerini kullanırlar (9).
Örneğin; coğrafya etkinliklerinin büyük bir kısmı yap-boz parçalarını taşıma, ülkenin sınırlarını eliyle takip etme, kağıt üzerine çizme, boyama gibi pek çok hareket içermektedir. Ülkeleri öğrenirken yap-boz’un parçalarını ülkenin kendi yerine yerleştirirler. Çocuklar ülkeyi temsil eden tahta parçasının kenarlarına parmakları ile dokunur ve daha sonra kalem ile kağıt üzerine ülkenin şeklini çizerler. Daha sonra çizdikleri ülkenin sınırlarını renkli kalem ile boyarlar. Ülkenin üzerine bayrağını ve ülkenin ismini yazdıkları etiketi yapıştırarak etkinliği tamamlarlar (17).
3. Sonuç
Montessori, insanın  kozmik planı gerçekleştirebilecek tek canlı olduğunu  ve dünyada var olan her şey için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu duygunun özellikle küçük yaşlardan itibaren uyandırılması gerektiğini ifade etmektedir. Bunun için Montessori yaklaşımında bilimsel gerçekler tek başına öğretilmeyip, kültür, zaman, doğa ve mekan ile bağlantıları kurularak öğretilmektedir. Montessori yaklaşımında bilimsel gerçekler öğretilirken uygulanan bu felsefe okul öncesi fen eğitimine farklı bir bakış açısı kazandıracağından dolayı bu çalışmada ayrıntılı olarak incelenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının Montessori yaklaşımında kozmik eğitim, barış eğtimi, doğa eğitimi felsefesi ve etkinlikleri hakkında bilgilerini artırmasının ve eğitim programlarına yansıtmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.
KAYNAKÇA
TÜBAV Bilim 5(3) 2012 19-25                                                                                   S. Büyüktaşkapu
24
[1] Montessori, M. (1912). The Montessori Method. New York: Frederick A. Stokes Company.
[2] Montessori, M. (1917). Spontaneous activity in education: The advanced Montessori method. New York: Schocken Books.
[3] Haspel, S. (2004). Kosmische Erziehung gestern-heute-morgen,Vom Prinzip der Weiterentwicklung, Das Kind. v. 35. 11 p.
[4] Salvenmoser, I. (2005). Kosmisch denken, kosmischlehren, kosmisch handeln, Das Kind, v. 37
[5] Kaul, C.-D. (2005). Handbuch zur kosmischen Erziehung – ein ganzheitlicher Weg zum verantwortungsvollen Umgang mit Mensch und Natur. MoKa Verlags KG, Tegernsee, 57 p.
[6] Wolf, A. (2004). Maria Montessori cosmic education as anon-sectarian framework for nurturing children’s spirituality. ChildSpirit Conference, Pacific Grove, CA.
[7] Montessori, M. (1933). The Two Natures of the Child, 2nd Lecture of 19th International Course, London, Holland: Association Montessori International, s. 2-3.
[8] Montessori, M. (1966). The Montessori Method, Interoduction. by J. Mc. V.Hunt.Seventh Printing. New York. Schocken Books.
[9] Isaacs, B. (2007). Bringing the Montessori Approach to Your Early Years Practice. New York. Routledge Taylor & Francis Group.
[10] Kahn, D. (1997). The Child and Nature: Set the Children Free, 22nd International Montessori Congress.
[11] Montessori, M. (1965). Dr. Montessori’s Own Handbook. New Dr. Montessori’s Own Handbook. New York. Schocken Books. First published in 1909.
[12] Montessori, M. (1997). Basic Ideas of Montessori’s Educational Theory. Extracts from Maria Montessori’s writing and teachings. Oxford: Clio Press. Originally compiled by P. Oswald and G. Schulz- Benesch. Translated by L. Salmon.
[13] Montessori, M. (1961). To Educate the Human Potential. Madras: Kalakshetra Publications. First publised 1948.
[14] Edwars, C.P. (2002). Three Approaches from Europe: Waldorf, Montessori, and Reggio Emilia. Early Childhood Research and Practice, Vol:4 N:1
[15] Montessori, M. (1964). The Montessori Method. Introduction by J. McV. Hunt.  Newyork: Schocken  Books.
[16] Montessori, M. (1967). The Absorbent Mind. New York: Dell. First published 1949.
[17] Lillard, A. S. (2005). Montessori The Science Behind the Genius. Oxford University Press.
[18] Montessori, M. (1970). Education and Peace. Chicago. Regnery. First published 1932.
[19] O’Donnell, M. (2007). Maria Montessori. Aptara Book

Tatil yazılarının arasına bir etkinlik sığdıralım

Solar sistemle alakalı uzun zamandır birseyler yapmayı planlıyordum ama bir türlü vakit bulamamıştım. Nehire doğum günü hediyesi olarak imeginarium dan solar sistemi gösteren bir set almıştım ama öncesine biraz etkinlik yapıp pekiştirmek lazımdı 🙂 ayrıca çokta güzel birsey yapılıyor bizim için kaktüs keçe naz hanım tarafından onu beklerken biz başladık çalışmalara 🙂 bu gün iş yerinde önce şu çıktıyı alıp

image

Bir güzel sulu boya ile renklendirdik biraz gezegenler hakkında sohbet ettik boyarken en büyük gezegen ve en küçük gezegen dünya ve tüm gezegenler hakkında 🙂

image

Sonra bir resim kağıdını simsiyah  boyadık o kururken bizde boyadığımız gezegenleri kesip çıkardık. Geriye birtek yerleştirmek kaldı. Gezegenleri sıraya doğrudan dizi yapacaktık lakin gezegen haritasını gören nehir hanim aynen bu şekilde dizmek istedi

image

image

Işte buda bizim solar system 🙂 yani güneş sistemimiz 🙂 oldukça basit ama çok keyifli bir çalışma oldu.
Bu çalışmanın üzerine ufo lar hakkında konuştuk hayalimizdeki uzaylıları çizdik hangi gezegenden gelmiş olacakları hakkında fikirler yürüttük 🙂
Sizde çıktı alıp kendi solar system ‘inizi yapabilirsiniz .

yaz kampı ikinci durak datça aktur

akyakadan sonra Gökova körfezinin diğer ucuna doğru yola koyulduk. aktur tatil sitesinin içerisinde güzel bir kamp alanı dikkatimizi çekmişti program yaparken ve ikinci durak olarak merak içinde buraya yol aldık. aktura geldiğimizde hoş süprizler bizi bekliyordu. alana girdikten sonra kendimize kamp yeri seçimi için dolaşırken önünden geçtiğimiz bir karavana takıldı gözüm ve eşime gösterip bu denizlerin karavanına ne kadar çok benziyor diyiverdim 🙂
eşim önündeki arabaya bakarak evet ve bence kesin onlar dedi dikkat kesilip hep birlikte bakarken nehirde deniz ismini duyar duymaz bakınmaya başladı o sırada eşim arabadan inip aaa bak işte aykut beyler denizden geliyor demesin mi 🙂 bir baktık ki deniz annesi ebru hanım babası aykut bey bize doğru yürüyorlar. nehir çığlıklar ata ata arabadan inip denize doğru koşup denizzzz diyerek sarıldı kızcağıza 🙂 denizlerle geçen yıl ki kampımız sırasında gümüldür de tanışmıştık. nehir ve deniz aralarında ki yaş farkına rağmen çok iyi arkadaş olmuşlardı. kim tahmin edebilirdi ki bir yıl sonra başka bir kamp alanın da yine kesişecek yollarımız 🙂 belki haberleşsek bu şekilde denk getiremezdik. ve tüm bunlardan önce kamp için yola koyulmadan öncesinde ve yol sırasında da nehircik denizi anıp durmuştu. keşke denizler de orada olsa ben arkadaşımı çok özledim onu da görür müyüz acaba anne diye sormuştu 🙂
image
Iki Kafadar hemen oynamaya başladılar 🙂
ne güzel bir tesadüf oldu bizim için. eee eski kamp komşularımızı bulmuşuz başka yer bakmaya gerek var mı? hemen yakınına kurduk kamp alanımızı 🙂 çocuklar rahat rahat gidip gelsin bizde rahat rahat görüşelim diye 🙂
hemen bir telaş başladık yerleşmeye kamp alanını da o kadar sevdik ki görür görmez hemen yerleşik düzene geçi verdik 🙂 yoksa normalde belki bir rotaya daha yelken açarız koylardan birine mesela diye ama anladık ki burada uzun kalmazsak aklımız kalacak huzurla bu güzel yerin tadını çıkaralım dedik.
image

image
Iste buda bizim cici kamp alanımız 🙂
şimdi sizler için öncelikle akturu anlatayım aktur nasıl bir yer?
aktur kocaman bir yer sanki kendi aleminde bir sahil kasabası çünkü inanın bana bir sahil kasabası kadar büyük bir yer 🙂
image

image
Bu iki resim büyük koydan
iki büyük koyu var gerçi koyun birine küçük koy diyorlar ama küçük koyu datça limanından bile daha büyük 🙂 burada küçük koya küçük koy denmesine sebep büyük koyun gerçekten de çok büyük olması 🙂
image
image
Bunlar da küçük koydan 🙂
akturda kalmak için bir çok seçeneğiniz var bunlar neler mi?
apartlar da kalabilirsiniz günlüğü bu sezonda 90 tl eylülde 70 tl ye düşüyor.
villalardan birini sahibinden yada sitedeki emlakçı vasıtası ile kiralayabilirsiniz fiyatlar değişken ve en az 15 gün olma şartı var.
eğer karavanınız varsa kamp alanında kendinize en uygun en beğendiğiniz yeri seçerek dilediğiniz gibi bir tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz.
kamp yapmak istiyorsanız yanınız da çadırınızın olması yeterli elektrik ve su her çadır parselinde size özel olarak mevcut. diğer kamp alanlarına kıyasla oldukça düzenli mesela çadır alanları parsel parsel ve her parselin başında size ait elektrik ve su kutuları mevcut ayrıca yemek pişirmek için büyük bir alanda bölünmüş pişirme alanları içlerinde tezgahlar lavabolar ocaklar mevcut. birde buzdolabı alanı var bunlardan da parsel numaranıza göre sahiplenip kullanabiliyorsunuz.
ayrıca bir çok sıcak duş alanı soyunma kabinleri lavabolar tuvaletler oldukça fazla sayıda ve gayet temiz.
image
Apartlar
image
Lavabolar , duşlar, tuvaletler
denize girmek için iki koydan istediğinizi tercih edebilirsiniz. biz seçimi hava durumuna göre yaptık genellikle eğer büyük koyda deniz dalgalı ve rüzgarlıysa küçük koya geçip sakin denizin keyfini çıkarabiliyorduk.
image
image

büyük koyda şezlonglar ücretli değil ama küçük koyda ücretli 2 şezlong bir şemsiye toplam 15 tl hadi ona tamam diyebiliriz belki ama küçük koyda ki minik büfe sahilde ki restorandan daha pahalı küçük koya giderken hemen kamp alanı içindeki migrostan ne alacaksanız yanınıza alın gidin çünkü sade soda bile 3 tl 🙂 hayır normalde böyle şeylere tatilde pek takılmam ama bu minnacık büfe kendini beach club falan zannediyor sanırsam 30 krş’luk soda 3 tl olur mu el insaf yani 🙂
bu arada büyük koyda rüzgar sörfü yapabilirsiniz her iki koyda da balık tutma keyfini yaşayabilirsiniz. yada maske şinorkel keyfi yapıp koyun güzel balıklarının peşine düşüp bambaşka bir aleme yolculuk yapabilirsiniz.
akturun içinde neler neler var size biraz da onlardan bahsedeyim 🙂
iki market var bunlardan biri Migros hemen kamp alanının sahile çıkan kapısında bir berber bir eczane ve birde beach restoran mevcut. yürüyüş yolu tüm koy boyunca oldukça keyifli alan bisiklete binmek için çok elverişli. ve yol boyunca harika duraklar var dinlenmek ve manzaranın tadını çıkarmak için 🙂
image
Bu o dinlenme alanlarından sadece biri 🙂
yolun yarısında bir kır kahvesi mevcut gözlemeleri bir harika 🙂 patlıcanlı kıymalı ilk kez denedim ve bayıldım ki ben kıymalı birşeyler pek sevmem 🙂
daha ileride koyun en sonunda fırın ve yine market dükkan vs var birde site içerisinde bir sağlık ocağı ve 24 saat ambulans mevcut. deniz alanında can kurtaran her gün sineklere karşı ilaçlama ve sıkı durun sitede kır bahçesinin orada haftanın 3 günü pazar kuruluyor meyveler sebzeler bir harika 🙂 ama pazar sabah erkenden açılıyor öğleden sonra 3 e kadar toplanmış oluyor hatta 14 gibi neredeyse hiç bir şey kalmıyor desem yeridir.
Ayrıca kamp alanında bir kamp restoran mevcut
image
Büyük koyun bir bölümünde şezlonglar var beach restorana ait ve ücretsiz ayrıca denizde Trambolin ve sal iskeleler var kumuda güzel ama büyük koyun çok uçlarına doğru kumda Kum böcekleri var pek sevimsiz ve çirkinler 🙂
Yani Velhasıl yok yok aktur da 🙂 doğru ve güzel bir seçim oldu bizim için yine rotayı güzel yapmışız 🙂
Kamp alanına kurulduktan sonra ilk gün dinlenmekle geçti zaten akşam üstü gelmiştik akşam yemek için kır kahvesine gidip o leziz gözlemelerden yedik 🙂
Ikinci gün soluğu erkenden sahilde aldık büyük koya gittik öğle sıcağında esintili esintili iyi olur diye 🙂 kumda oynadık su savaşı yaptık yüzdük biraz maskeyle dalış yaptık derken akşamı ettik!
image
image
image
Maske ile Dalarken bir deniz tırtılı buldum aman diyim sakın ellemeyin minik dikenli tüyleri var bende ellemeden minik kepçe ile almıştım sonra google abiye sorduk ellememek lazımmış doğru yapmışım onu öğrendik 🙂
Akşam yemek faslı erken erken uyuyan çocuklar anne baba saati kitap okuma dinlenmece derken yine gün bitti 🙂
Kampın en güzel yanı mışıl mışıl erkenden uyuması çocukların en azından bizim için öyle 🙂
Sabah planımız tekne turuydu bu yüzden erkenden datça ya hareket ettik kahvaltıyı limanda Ayvalık tostları ile yapıp tekneye yayıldık 🙂 ilk durak için yolculuk biraz daha uzun sürüyor datça tekne turlarında birde ilk durağı dilek mağarası ama yüzmek yasak 😦 sanırım koruma altında adet yerini bulsun diye bizde tuttuk dileklerimizi 🙂
image
image
Ardından bir çok koya uğradık bol bol yüzdük 🙂
Palamutbüküne de gittik
image

image
Bir minik dalgıç anneye babaya özendi oda maske şinorkel takıldı koyda
Anlatılacaklar ve Resimler daha çok olduğu için ikiye bölmek istiyorum sonra çok yüklü olunca bazen hata veriyor ve tüm yazdıklarım gidiveriyor o yüzde yazmaya kısa bir mola devamı yarına 🙂