Çoook uzun bir aradan sonra merhaba 

İşler güçler okul eğitim seminerler çocuklar ev hali falan filan derken ne çok zaman oldu yaşamayalı 😦 aslında yazacak o kadar çok şey vardı ki ama maalesef bir türlü vakit olmadı aktarmaya. Şimdi tatildeyiz tatil zamanı yazmak pek huyum değildir ama o kadar özledim ki yazmayı bu akşam sıcağı sıcağına paylaşmak geldi içimden sizlerle bu 5 günde çocuklarla  gezdiğimiz yerleri. Fethiye bizim ikinci evimiz gibi defalarca gelmiş olduğumuz için pek çok yerini avucumuzun içi gibi biliriz. Eğer tatil planlarınız da Fethiye varsa şimdi hazır olun size harika yerlerden bahsedeceğim. Tabi öncekile şunu söyleyeyim benim tavsiyelerim genellikle doğal alanlar olacaktır eğer ki tercihleriniz yapay beachler ve 5 yıldızlı otellerden yanaysa onları benim ajandamda bulmanız pek mümkün olmayabilir. Blogumu takip edenler az çok bilir genellikle kampçılıktan yanadır tercihimiz 🙂 ama bu sene son anda yarı kamp yarı otel olan tatil planımızı son anda değiştirerek Fethiye de iki ayrı otel olarak planladık. Şuanda ilk duraktayız.  Yarın buradaki son günümüz hatta bu gece son gecemiz. Kamp planları yaparken rastladık yel değirmeni otele kamp kıvamında bir tatil hayali ile geldik resimlerden ve yorumlardan gördüğümüz kadarıyla ve öylede oldu. Çok huzurlu ve rahat bir otel! oteli incelemek isterseniz buraya tıklayarak bakabilirsiniz. İşletmecileri Yasemin hanım ve cenk bey gerçekten çok ilgili ve çok tatlılar! İstanbuldan buralara kaçanlardan çokta iyi yapmışlar huzuru bulmuşlar bu güzel yerde! Harika bir enerjisi var buranın Kayaköy ‘ü hep sevmişimdir zaten değişik bir ambiyansa sahiptir birde Fethiye nin içinden oldukça havadar ve ferahlık burası! Ayrıca güzel bir yoga salonu var buranın yoga severler tarafından da sıkça ziyaret edilen bir mekan! Zaman zaman güzel yoga kampları oluyormuş. Çocuklarla otelde inanılmaz derecede rahat ettik. Havuz hemen yanı başımızda küçük butik bir otel ama içinde yok yok 🙂 Kayaköyü izlemek için tepede seyir odası bahçede kuşlar, tavuklar, tavuskuşları, maymunların olduğu bir alan (yemekten sonra sofrada kalanları onlarla paylaşmak çocuklar için en eğlenceli etkinlik oluyordu akşamları)  içinde ki parkı hamakları salıncakları uğrak yerlerimiz oldu her gün mutlaka 🙂 yemeklere gelecek olursa ne çok ne az tam kararında herşey mevcuttu ve oldukça lezzetliydi! Hele hele bahçe domatesleri benim için enfessstiii! Ben ve eşim için her zaman gittiğimiz yerde evimiz gibi hissetmek istemişimizdir! Biz gerçekten burada onu hissettik ve çok ama çok rahat ettik! Gelelim nereleri gezdik nerelere gittik! Daha gezecek çok yer var ama ben sizlerle şimdilik gitriklerimizi paylaşacağım! Ardından da gideceğimiz rotalarımızı paylaşacağım.

İlk deniz durağımız gemiler koyu oldu. Gemiler köyü güzel biryer ama biraz hareketli bir koy! Özellikle su sporları açısından oldukça hareketli! Bu nedenle deniz açısından çok keyifli diyemeyeceğim ama planlarınızda parasailing varsa mesela bunu yapmak için güzel yerlerden biri burası diyebilirim 🙂 biz iki gün üst üste yaptık birde ringo var tabi bir çılgınlık yapıp nehirle birlikte bile bindik ringoya 🙂 epey eğlendik 🙂 

 Nehir bizi bu arada teknede bekledi ringo macerası sonrasında zaten parasailing yapası yoktu bizim kuzucuğun! 

İki gün üst üste gemiler koyu sonrasında rotamızı ölüdenizine doğru çevirdik. Önce ölüdenizinden kalkan tekne turuna çıkalım dedik. Dragon adındaki korsan gemisini seçtik Tekne turu için gemi çok güzel ve çok büyüktü animasyonlar da çalışan ekip de harikaydı. Ancak bu geminin beni en çok rahatsız eden yanı şu oldu ki söylemeden geçemeyeceğim gemide çok tatlı bir papağan var ve onunla çok güzel resimlerinizi çekiyorlar ancak resimler gezi sonunda Cd ile satılıyor ama öyle bir fiyat söylediler ki biran düğün fotoğrafı falan çekildik sandık 🙂 yok artık yani diyip inadımızdan almadık ama baştan da konuşalım bu işi demiştik oysaki çekilipte almayınca yinede aklı kalıyor insanın bu yüzden sağolsunlar bütün iyi hoş olan şey biranda uçtu gitti aklımdan Maalesef ki 😦 neyse ben yinede size tekne turunu anlatayım bu bizim ölüdenizden çıktığımız kaçıncı turumuz bilemem ama değişen birşey yok öncelik kelebekler vadisi sonra deve plajı, soğuk su, akvaryum koyu, st.nicolas adası gittiği koylar güzel elbette ben en çok soğuk suyu seviyorum bu turda birde kelebekler vadisidir hep favorim 🙂 gemide birde kaydırak ve köpük banyosu mevcut ekstra olarak 🙂 Fethiye merkezden kalkan teknelerin durakları çok daha fazla onuda bilin eğer tek bir tekne turu yapacaksanız büyük olan tura katılmanızı tavsiye ederim açıkçası! Birde dragona binerseniz o fotoğrafları çeken arkadaşa benden selam söyleyin ve pazarlığı baştan yapmadan o resimleri bence boş yere çektirmeyin 🙂 bir papağanla çekilen o resimlere eminim sizde dünya para vermek istemezsiniz 😂 

Gelelim çok merak edilen ıssız koyumuza 😂 instagramdan resimleri paylaştığımdan beri hem özelden hemde genelden hemde facebook ‘tan soranlar oldu 🙂 ehhh ama sorulmayacak gibi değildi hani 🙂 hem sessiz sakin hem mis gibi bir  deniz ışıl ışıl parlayan bir su! Arkan orman onun harika bir deniz muhteşem bir koy!  

Ara sıra tekneler yanaşıyor koya bir kaçta gezi teknesi geldi biz oradayken onun dışında bir çocukluk aile daha vardı biz gibi koy bizimdi yani:)  zaten iki koy var istediğini seç biri resmen havuz gibi olmuş 😂 resimlerden de görüyorsunuz denizi doğası muhteşem bir diğer adı akvaryum koyu ve yeşil vadi hepsi bu güzel cennet köşesine az bile gelir 🙂 çok ama çok keyif aldık evet aracı park ettikten sonra epey yürüyorsunuz yaklaşık 6 km kadar ama inanın değer bu keyfe bu güzelliğe değer! Zaten yürüyüş yoluda çok keyifli nasıl geçtiğini anlamayacaksınız biz nehirle (5 yaşında) patika yoldan çok rahat bir şekilde yürüdük gittik. Tohum topladık resim çekildik taşları ağaç köklerini inceledik. Deniz derin değil çocuklar için oldukça elverişli. Ayrıca bir çok ağaç gölgesi mevcut. Öyle yapay şemsiyeyi falan ihtiyacınız da yok 🙂 ancak market tesis vs yok yanınıza yiyecek içecek almayı ihmal etmeyin 🙂  ama deniz yoluyla dondurma yemek servisi de mevcut 🙂 koya gelen teknelerden içecek falan alabilirsiniz 🙂 hatta yemek bile alabilirsiniz ama siz yinede herşeyinizi yanınıza alıp gidin derin ben 🙂 bu arada gemiler koyundan tekne kiralayıp herşeyinizi yanınıza alıp deniz yoluyla da ulaşım sağlayabilirsiniz.  İstediğiniz saatte de sizi gelip alabilirler eğer yürümek pek bize göre değil trekking falan biraz şöyle dursun derseniz demokraside çareler tükenmez pek tabi 🙂 

Dönüşte aynı yoldan dönüp aracımıza ulaştık. Buradan dönüşte takatiniz kaldıysa af kule manastırına da uğramanızı tavsiye ederim. Ama başka bir gün bunu yapmanız iyi olacaktır örneğin gemiler koyuna inişte yada çıkışta uğrarsanız daha iyi olur. Çünkü manastıra çıkış için de aracınızı park edip 2 km kadar yukarı doğru çıkmanız gerekecek! Ancak buranın da tarih severler tarafından ziyaret edilmesini tavsiye edeceğim. Manzara çok güzel yapı oldukça eski ve biraz bakımsız ben buraya çok daha uzun bir yürüyüş sonrası ulaşmıştım yıllar yıllar önce abimle birlikte 🙂 beni o getirmişti o zamanlar pek bilinmiyordu. Zaten yolda yoktu o zamanlar epey bir orman içinden tırmanmak gerekiyordu. Eğer manzara ve tarihi seviyorsanız görmeden geçmeyin derim ben sizlere 🙂 

Kayaköye  gelipte Kayaköyün tarihini gezmemek tanımamak olur mu hiç! Kayaköyü Fethiye ye gelirseniz mutlaka gidin görün! 
Yarın mesela sabah çocukla nefes yogası yapıcaz! Şimdilik bana müsade, epey uzun oldu ama daha bitmedi bu birinci bölümümüz olsun gerisini ikinci bölüme saklayalım…

yaz kampı ikinci durak datça aktur

akyakadan sonra Gökova körfezinin diğer ucuna doğru yola koyulduk. aktur tatil sitesinin içerisinde güzel bir kamp alanı dikkatimizi çekmişti program yaparken ve ikinci durak olarak merak içinde buraya yol aldık. aktura geldiğimizde hoş süprizler bizi bekliyordu. alana girdikten sonra kendimize kamp yeri seçimi için dolaşırken önünden geçtiğimiz bir karavana takıldı gözüm ve eşime gösterip bu denizlerin karavanına ne kadar çok benziyor diyiverdim 🙂
eşim önündeki arabaya bakarak evet ve bence kesin onlar dedi dikkat kesilip hep birlikte bakarken nehirde deniz ismini duyar duymaz bakınmaya başladı o sırada eşim arabadan inip aaa bak işte aykut beyler denizden geliyor demesin mi 🙂 bir baktık ki deniz annesi ebru hanım babası aykut bey bize doğru yürüyorlar. nehir çığlıklar ata ata arabadan inip denize doğru koşup denizzzz diyerek sarıldı kızcağıza 🙂 denizlerle geçen yıl ki kampımız sırasında gümüldür de tanışmıştık. nehir ve deniz aralarında ki yaş farkına rağmen çok iyi arkadaş olmuşlardı. kim tahmin edebilirdi ki bir yıl sonra başka bir kamp alanın da yine kesişecek yollarımız 🙂 belki haberleşsek bu şekilde denk getiremezdik. ve tüm bunlardan önce kamp için yola koyulmadan öncesinde ve yol sırasında da nehircik denizi anıp durmuştu. keşke denizler de orada olsa ben arkadaşımı çok özledim onu da görür müyüz acaba anne diye sormuştu 🙂
image
Iki Kafadar hemen oynamaya başladılar 🙂
ne güzel bir tesadüf oldu bizim için. eee eski kamp komşularımızı bulmuşuz başka yer bakmaya gerek var mı? hemen yakınına kurduk kamp alanımızı 🙂 çocuklar rahat rahat gidip gelsin bizde rahat rahat görüşelim diye 🙂
hemen bir telaş başladık yerleşmeye kamp alanını da o kadar sevdik ki görür görmez hemen yerleşik düzene geçi verdik 🙂 yoksa normalde belki bir rotaya daha yelken açarız koylardan birine mesela diye ama anladık ki burada uzun kalmazsak aklımız kalacak huzurla bu güzel yerin tadını çıkaralım dedik.
image

image
Iste buda bizim cici kamp alanımız 🙂
şimdi sizler için öncelikle akturu anlatayım aktur nasıl bir yer?
aktur kocaman bir yer sanki kendi aleminde bir sahil kasabası çünkü inanın bana bir sahil kasabası kadar büyük bir yer 🙂
image

image
Bu iki resim büyük koydan
iki büyük koyu var gerçi koyun birine küçük koy diyorlar ama küçük koyu datça limanından bile daha büyük 🙂 burada küçük koya küçük koy denmesine sebep büyük koyun gerçekten de çok büyük olması 🙂
image
image
Bunlar da küçük koydan 🙂
akturda kalmak için bir çok seçeneğiniz var bunlar neler mi?
apartlar da kalabilirsiniz günlüğü bu sezonda 90 tl eylülde 70 tl ye düşüyor.
villalardan birini sahibinden yada sitedeki emlakçı vasıtası ile kiralayabilirsiniz fiyatlar değişken ve en az 15 gün olma şartı var.
eğer karavanınız varsa kamp alanında kendinize en uygun en beğendiğiniz yeri seçerek dilediğiniz gibi bir tatilinizin keyfini çıkarabilirsiniz.
kamp yapmak istiyorsanız yanınız da çadırınızın olması yeterli elektrik ve su her çadır parselinde size özel olarak mevcut. diğer kamp alanlarına kıyasla oldukça düzenli mesela çadır alanları parsel parsel ve her parselin başında size ait elektrik ve su kutuları mevcut ayrıca yemek pişirmek için büyük bir alanda bölünmüş pişirme alanları içlerinde tezgahlar lavabolar ocaklar mevcut. birde buzdolabı alanı var bunlardan da parsel numaranıza göre sahiplenip kullanabiliyorsunuz.
ayrıca bir çok sıcak duş alanı soyunma kabinleri lavabolar tuvaletler oldukça fazla sayıda ve gayet temiz.
image
Apartlar
image
Lavabolar , duşlar, tuvaletler
denize girmek için iki koydan istediğinizi tercih edebilirsiniz. biz seçimi hava durumuna göre yaptık genellikle eğer büyük koyda deniz dalgalı ve rüzgarlıysa küçük koya geçip sakin denizin keyfini çıkarabiliyorduk.
image
image

büyük koyda şezlonglar ücretli değil ama küçük koyda ücretli 2 şezlong bir şemsiye toplam 15 tl hadi ona tamam diyebiliriz belki ama küçük koyda ki minik büfe sahilde ki restorandan daha pahalı küçük koya giderken hemen kamp alanı içindeki migrostan ne alacaksanız yanınıza alın gidin çünkü sade soda bile 3 tl 🙂 hayır normalde böyle şeylere tatilde pek takılmam ama bu minnacık büfe kendini beach club falan zannediyor sanırsam 30 krş’luk soda 3 tl olur mu el insaf yani 🙂
bu arada büyük koyda rüzgar sörfü yapabilirsiniz her iki koyda da balık tutma keyfini yaşayabilirsiniz. yada maske şinorkel keyfi yapıp koyun güzel balıklarının peşine düşüp bambaşka bir aleme yolculuk yapabilirsiniz.
akturun içinde neler neler var size biraz da onlardan bahsedeyim 🙂
iki market var bunlardan biri Migros hemen kamp alanının sahile çıkan kapısında bir berber bir eczane ve birde beach restoran mevcut. yürüyüş yolu tüm koy boyunca oldukça keyifli alan bisiklete binmek için çok elverişli. ve yol boyunca harika duraklar var dinlenmek ve manzaranın tadını çıkarmak için 🙂
image
Bu o dinlenme alanlarından sadece biri 🙂
yolun yarısında bir kır kahvesi mevcut gözlemeleri bir harika 🙂 patlıcanlı kıymalı ilk kez denedim ve bayıldım ki ben kıymalı birşeyler pek sevmem 🙂
daha ileride koyun en sonunda fırın ve yine market dükkan vs var birde site içerisinde bir sağlık ocağı ve 24 saat ambulans mevcut. deniz alanında can kurtaran her gün sineklere karşı ilaçlama ve sıkı durun sitede kır bahçesinin orada haftanın 3 günü pazar kuruluyor meyveler sebzeler bir harika 🙂 ama pazar sabah erkenden açılıyor öğleden sonra 3 e kadar toplanmış oluyor hatta 14 gibi neredeyse hiç bir şey kalmıyor desem yeridir.
Ayrıca kamp alanında bir kamp restoran mevcut
image
Büyük koyun bir bölümünde şezlonglar var beach restorana ait ve ücretsiz ayrıca denizde Trambolin ve sal iskeleler var kumuda güzel ama büyük koyun çok uçlarına doğru kumda Kum böcekleri var pek sevimsiz ve çirkinler 🙂
Yani Velhasıl yok yok aktur da 🙂 doğru ve güzel bir seçim oldu bizim için yine rotayı güzel yapmışız 🙂
Kamp alanına kurulduktan sonra ilk gün dinlenmekle geçti zaten akşam üstü gelmiştik akşam yemek için kır kahvesine gidip o leziz gözlemelerden yedik 🙂
Ikinci gün soluğu erkenden sahilde aldık büyük koya gittik öğle sıcağında esintili esintili iyi olur diye 🙂 kumda oynadık su savaşı yaptık yüzdük biraz maskeyle dalış yaptık derken akşamı ettik!
image
image
image
Maske ile Dalarken bir deniz tırtılı buldum aman diyim sakın ellemeyin minik dikenli tüyleri var bende ellemeden minik kepçe ile almıştım sonra google abiye sorduk ellememek lazımmış doğru yapmışım onu öğrendik 🙂
Akşam yemek faslı erken erken uyuyan çocuklar anne baba saati kitap okuma dinlenmece derken yine gün bitti 🙂
Kampın en güzel yanı mışıl mışıl erkenden uyuması çocukların en azından bizim için öyle 🙂
Sabah planımız tekne turuydu bu yüzden erkenden datça ya hareket ettik kahvaltıyı limanda Ayvalık tostları ile yapıp tekneye yayıldık 🙂 ilk durak için yolculuk biraz daha uzun sürüyor datça tekne turlarında birde ilk durağı dilek mağarası ama yüzmek yasak 😦 sanırım koruma altında adet yerini bulsun diye bizde tuttuk dileklerimizi 🙂
image
image
Ardından bir çok koya uğradık bol bol yüzdük 🙂
Palamutbüküne de gittik
image

image
Bir minik dalgıç anneye babaya özendi oda maske şinorkel takıldı koyda
Anlatılacaklar ve Resimler daha çok olduğu için ikiye bölmek istiyorum sonra çok yüklü olunca bazen hata veriyor ve tüm yazdıklarım gidiveriyor o yüzde yazmaya kısa bir mola devamı yarına 🙂