Doğum günü kutlamaları

Montessori eğitiminde çocuğun doğum günü çok özel bir gün olarak ele alınmaktadır. Ona kendini özel hissettirebilen bu kadar sade bu kadar naif başka bir kutlama şekli olamazdı herhalde 🙂

image

image

Bizde okulumuz da kutlamalarımızı bu şekilde yapıyoruz. Arkadaşları ile birlikte bazen bir çember bazen de bir yarım daire oluşturarak yerimizi alıyoruz sonrasında doğum günü çocuğunun her yaşa ait birer resmini tanıtarak onun hakkında arkadaşlarına bilgi veriyoruz hangi gün doğmuş hangi mevsimde hatta bazen hangi saatte ve birlikte geçmişini anıyoruz ardından doğum günü ritüelini gerçekleştiriyoruz her yeni bir yaş için güneşin etrafında dünya ile birlikte dönerek yeni yaşımıza geliyoruz yeni yaşımızda arkadaşlarımız tarafından iyi dilek mesajlarını alarak en sonunda anne ve babadan gelen mektubumuzu okuyoruz. Duygu dolu harika anlar yaşıyoruz tüm bunları yaparken 🙂 birde tabi doğum günü kolyemiz ve yaka kartımız oluyor doğum gününde her çocuk için  özel olarak hazırlanmış olan hediyelerimiz  onları sunuyoruz doğum günü çocuğumuza 😇 son olarak evine giderken onun için hazırladığımız bir çalışma oluyor üzerinde doğum günü mesajları yer alan kendi arkadaşlarından ve öğretmenlerinden küçük küçük mesajlar bunu evde ebeveynlerinin ona okuması için çıkışta vererek eve yolluyorum. Her çocuk için inanılmaz derecede yoğun duygular barındıran muhteşem özel bir çalışma doğum günleri onların o güzel yüreklerinin heyecan içinde atışını hissetmek yüzünde ki o minnetkar mutluluğu görmek gerçekten paha biçilemez bir duygu!

Elat ve inorm çalışması

1.Sınıf öğrencilerimiz elat ve inorm harflerini bitirince bende onlar için haraketli alfabe 3 ile bir çalışma hazırladım onlar için. Artık harfleri birleştirerek kelime elde etmeye başladıkları için tablo üzerinde kelime bulmaca oynadık. Bir nevi kelime avı oyunu gibi oldu bizim için ve yine çalışma sırasında oldukça eğlenceli dakikalar geçirdik.

image

image

Sonunda tablo üzerinde uzayıp giden pek çok kelimemiz oldu en çokta 4 harfli kelimelerimiz vardı 🙂 bu çalışmamıza ilerleyen haftalarda yeni kelimeler eklemeye devam edeceğiz. Sadece elat ve inorm harfleri ile anlamlı kelimeler kurarak tablomuzu genişleterek devam ettirecegiz ve sonunda bu tablodan cümleler elde etmeye başlayacağız ilerleyen zamanda bir sonraki çalışmada bunun detaylarını da paylaşacağım sizlerle.

Elat çalışması

Sene başında 1.Sınıf öğrencilerimiz elat harflerini öğrenirken onlarla elat çalışması yaptık öncelikle oldukça keyifli ve eğlenceli bir çalışma oldu.

image

Öncelikle harflerimizin üzerinden geçtik.  Kabartmalı harflerle çalışmamızı yaptık dokunduk kuma yazdık hissettik. Ardından harflere uygun nesneleri süpriz kutusundan çıkararak bir bir yerlerine yerlestirdik. İsimlerini söyleyip baş harflerine göre tablo üzerine yerleştirerek devam ettik ardından gözler bağlı uygulamaya geçtik gözlerimizi bağlayıp bir bir dokunarak nesneleri tahmin edip hangi harfle başladıklarını söyleyerek alana yerlestirdik 🙂 ve en son olarak hazırlanmış minik tablolar üzerine elat harfleri ile başlayan nesnelerin resimlerini çizerek çalışmamızı bir sanat etkinliği ile sonlandırdık.

image

1. Sınıf öğrencilerimiz için hem eğlenceli hemde yaratıcı bir çalışma oldu. Hem çok güldük hem çok eğlendik hemde öğrendik 🙂

Tatil yazılarının arasına bir etkinlik sığdıralım

Solar sistemle alakalı uzun zamandır birseyler yapmayı planlıyordum ama bir türlü vakit bulamamıştım. Nehire doğum günü hediyesi olarak imeginarium dan solar sistemi gösteren bir set almıştım ama öncesine biraz etkinlik yapıp pekiştirmek lazımdı 🙂 ayrıca çokta güzel birsey yapılıyor bizim için kaktüs keçe naz hanım tarafından onu beklerken biz başladık çalışmalara 🙂 bu gün iş yerinde önce şu çıktıyı alıp

image

Bir güzel sulu boya ile renklendirdik biraz gezegenler hakkında sohbet ettik boyarken en büyük gezegen ve en küçük gezegen dünya ve tüm gezegenler hakkında 🙂

image

Sonra bir resim kağıdını simsiyah  boyadık o kururken bizde boyadığımız gezegenleri kesip çıkardık. Geriye birtek yerleştirmek kaldı. Gezegenleri sıraya doğrudan dizi yapacaktık lakin gezegen haritasını gören nehir hanim aynen bu şekilde dizmek istedi

image

image

Işte buda bizim solar system 🙂 yani güneş sistemimiz 🙂 oldukça basit ama çok keyifli bir çalışma oldu.
Bu çalışmanın üzerine ufo lar hakkında konuştuk hayalimizdeki uzaylıları çizdik hangi gezegenden gelmiş olacakları hakkında fikirler yürüttük 🙂
Sizde çıktı alıp kendi solar system ‘inizi yapabilirsiniz .

montessori seminerleri

bir süredir blogum da fazla paylaşımlarda bulunamıyor olmama sebep her hafta sonu başka bir şehirde montessori seminerleri veriyor olmam. bu nedenle tüm hafta zaten okuldu işti derken hızla geçiyor ee birde buna okul sonrası nehir hanımla birlikte yapılan etkinlikleri ekledik mi buraya yazmaya çok vakit kalmıyor maalesef 😦 ama ben bildiklerimi aktarmaya sözel yoldan devam ediyorum.

yakın bir zamanda yollarımız dernekle kesişti ve türkiye de bu eğitim felsefesinin yaygınlaşmasına büyük katkıları olan bu derneği  http://www.okuloncesidernek.org/ linkten tıklayarak inceleyebilirsiniz . başta dernek başkanı sayın Selçuk Aydın Bülbül hocamız önderliğinde bu dernek Türkiye’nin dört bir yanında seminerler ve eğitimler düzenleyerek montessori eğitim sisteminin tanınmasına ve yaygınlaştırılmasına katkıda bulunuyor. Bende bu felsefeye gönül vermiş biri olarak zevkle bu projelerde yer almayı kabul ettim. verilen eğitmen eğitimleri ile okul öncesi öğretmenleri montessori eğitmenliği için yeterli hale getirilmeye çalışılırken yapılan iki günlük montessori seminerleri ile montessori felsefesi ile insanları, kurumları bu eğitim akımına karşı bilgilendirilmesi ve hatta farkındalık yaratarak bu konuya yönelmeleri hedefleniyor. hatta düzenlenen bu iki günlük seminerler sonrası bu eğitimin devamında yer almak isteyen kurum ve öğretmenlerin kaydı alınarak ilerleyen zaman içerisinde eğitmen eğitimleri düzenlenmesi için yeterli talep toplanıyor. ayrıca iki günlük seminerlere katılan ebeveynler içinde hem doğru şekilde bigilenmelerini sağlamış  hemde ebeveynleri evde yapabilecekleri çalışmalar konusunda bilgilendirmiş oluyoruz.

bu eğitmen eğitimlerinden birine katılmış biri olarak ben o tarihlerde de hemde sonrasında da yaşadığım deneyimlerimi sizlerle yazılarımda zaten paylaşmıştım. konya selçuk üniversitesinden gelen hocalarımızla yapmış olduğumuz hem teorik hemde uygulamalı dersler neticesinde toplamda 14 hafta  sonunda da hazırladığımız bir sunum ödevi ile eğitim programımızı tamamlamış oluyoruz. derneğin biz eğitime katılmış olan bireylere sağlamış olduğu imkanlar bununla sınırlı olurken burada insanın kendini geliştirebilmesi için çabaları devreye giriyor. eğitimi almak yeterli olmamakla birlikte artık bu saatten sonra sizlerin bir birey olarak bu konuda kendinizi daha fazla geliştirmeye adamanız gerekmekte. gerek yabancı bloglardan gerek yabancı montessori okullarını takibe alarak neler yaptıklarını gözlemlemek gerekiyor. ayrıca Türkiye de yer alan montessori okullarını ziyaret ederek gözlemler yapmanız çok çok önemli. evet montessori okullarına davet edilmek yada ziyaretçi olmak biraz güç lakin çok misafirperver okullarda var. denemekten asla vazgeçmeyin. ayrıca bir montessori eğitmeni olmak istiyorsanız eğer size asıl rehber çocuklar olacaktır. mümkün olduğunca çok cocukla çalışmaya  çalışın çocuklarla birlikte zaman geçirmek ve onlarla bildiklerinizi uygulamak asıl en büyük öğreti. bu anlamda ömür boyu öğrenme montessori’de hem eğitmen hemde çocuk için geçerli bence 🙂

birde dernek adına düzenlediğimiz ebeveyn seminerleri mevcut. bu seminerler ile hem ebeveynleri montessori felsefesi ile tanıştırmayı hemde montessoriyi doğru okuyup anlamalarını hedeflemekteyiz. ebeveyn seminerlerinin başını çektiğimi gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. öncelikle bir ebeveyn olarak çıktığım bu yolda onların doğru bilgilere ulaşması benim için gerçekten çok önemli! yıllar önce bu bloğu yazmaya başmamdaki ilk sebep kızıma anı olsun diyeydi fakat zaman içinde bir çok ebeveyn ile etkileşim içinde olduğumuzu görünce ve birilerine faydam olduğunu gördükçe yazılarımda ki detaylar ve içerikler daha da farklılaşmaya başladı. bu anlamda o günden bu güne tüm bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. şimdi de sizlerle daha çok şeyi yüz yüze paylaşmak için il il dolaşarak derneğimizin imkanları ile paylaşmaya devam ediyorum.

bazen bu paylaşımlarımız olumsuz yorumlar ortaya atılarak sabote edilmeye çalışılıyor. iki günlük seminerleri eleştirenler eğitmen eğitimlerini eleştirenler hatta eğitmenleri eleştirenler oluyor. bu anlamda yukarıda yazdığım üzere sanırım az çok bunlara cevap da olmuştur.

yapılan bu güzel işlere ortak olmak destek olmak varken yermek neden ki acaba? daha iyisini yapabilecek olan varsa buyursun onlarda yapsın! amacımız insanları bilgilendirmek okul öncesi eğitimi zenginleştirmek değil mi madem öyle köstek olacağınıza sizlerde yardım edin veya sizlerde insanlara yardımcı olun! sizde işinizi yapın layıkıyla bırakın bizlerde yapalım. amaç bir olsun araçlar mühim değil! montessori eğitmen eğitimine katılan insanlar konu hakkında aydınlanıyor ve eğitiliyor. kimler tarafından  ve nasıl uygulandıkları hakkında eleştiri yapmadan evvel öncelikle bu eğitime katılmış olmanız ve ondan sonra bir fikir sahibi olduktan sonra eleştirmeniz gerekmez mi! bilmeden görmeden yaşamadan eleştirmek nasıl anlayış nasıl bir ön yargıdır anlamış değilim! keza aynı şey iki günlük montessori seminerleri için de geçerli! iki günlük montessori semineri mi olurmuş! peki sen bu seminere katıldın da mı eleştiriyorsun! ne olduğunu o seminerde ne anlatıldığını hatta amacının ne olduğunu bilmeden ve yine bu seminere katılmadan neden eleştirir ki insan! yani diyeceğim o ki ne yazık ki bu ülkede iyi olan herşeye bir kulp takmak isteyen insanlar var! ama diyorum ki keşke bu eleştirileri yapan insanlar zahmet edip de oturdukları yerden yazmak yerine kalkıp en azından birine katılarak yazsalar bu acımasızca eleştirdikleri şeyleri!

bu iş ne para ne pul işi inanın bana bu iş tamamen gönül işi! bu eğitimler evet katılımcılardan alınan paralarla düzenleniyor ama azıcık hesabı kitabı olan bir insan bunun muhasebesini kolaylıkla tutabilir. iki günlük bir eğitimde hocanın oraya transferi kalacağı otel orada ki giderleri öğretmenin ücreti vs gibi masrafların karşılanmasına anca yetiyor.yani kim kimin için bu kadar sorumluluğun bu kadar zahmetin altına girer ki allah aşkına hele ki eğitmen eğitimleri o kadar masraflı o kadar mesakatli bir iş ki ! bu yüzden bazen insan üzülüyor bunca emek veren insana laf geldiği için! ama o zaman da diyorum ki hep! insanoğlu böyle hep birileri birşeyler bulma peşinde kedi misali hani kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş ya bu da aynı hesap maalesef 😦

ben ki biraz size kendimi anlatarak örnek vermek isterim benim bir şirketim var kimya üzerine 10 küsür yıllık bir firma iki ortak on senedir bu şirketi yönetiyoruz. kızım olduktan sonra sağolsun ortağım çok destek oldu ve kızım sonrası işlerin çoğunu kendi devraldı ve bana çok fazla birşey kalmıyor büyük sorumluluk onda! burası benim ticari yönüm! bu arada benim akademik eğitimimin ilki işletme üzerine uludağ üniversitesi işletme fakültesinden mezun oldum. ama ayrıca milli eğitim bakanlığına bağlı yarı zamanlı özel konservatuar bale bölümü mezunuyum yıllardır bale öğretmenliği yapmaktayım. hayatım boyunca iki işimi bir arada idare etmeye çalıştım. çocuktan öncede eğitim benim için hem kendim için  bir terapi ve hemde bir birey olarak önemli bir sorumluluk kavramları taşıyordu. çocuktan sonra bilinçli bir ebeveyn olmak istediğim için sanırım biraz da annelik iç güdüleri ile daha kızıma hamileyken farklı eğitim akımları ile tanıştım ve bana en yatkın gelen kendime en uygun bulduğum beni en çok büyüleyen montessori felsefesi ile derinlemesine ilgilenmeye başladım. bu arada kendi kızımla daha fazla alakadar olmak için öğretmenlik hayatıma yaklaşık bir 3 yıl ara vermek durumunda kaldım. onun okula başlaması ile bende öğretmenlik kariyerime geri döndüm. bu sırada eğitimi her yaşta almaya açık bir kişiliğim olduğu için bu süre zarfında kendimi şirketle ilgili çalıştığım günlerin dışında bir takım eğitim seminerlerine bazı eğitim programlarına katılarak daha fazla geliştirmeye çalıştım. geçen kış türkiye satranç federasyonunun düzenlediği satranç antrenörlük kurslarına biraz da abimin bu konuda yönlendirmeleri ile katılarak buradan da antrenörlük belgesi almaya hak kazandım. ayrıca belediyenin düzenlemiş olduğu 3-6 yaş çocuk gelişimi eğitimine katıldım. bulduğum tüm montessori seminer konuşma eğitim vs gibi bir çok programa dahil oldum. ayrıca şuanda ikinci üniversite kapsamında çocuk gelişimi bölümü okumaktayım. ve bir özel üniversitenin 0-6 yaş çocuk gelişimi ve psikolojisi programı kapsamında uzaktan eğitim alarak kendimi bu alanda daha fazla yetiştirmek için elimden geleni yapmaktayım. neden mi? çünkü çocukları seviyorum. başta kendi evladım olmak üzere çocuklara oldum koptum aşık olan bir insanım ben ve tüm bunları daha çok anneye daha çok okul öncesi öğretmenine faydalı olabilmek için daha bilinçli nesiller yetişmesi için yapıyorum! çok şükür hem bir iş yeri sahibiyim hemde özel bir okulda branş öğretmenliği yapmaktayım. ne paraya ihtiyacim var ne makama nede rütbeye! ben bu eğitimlerde seminerlerde tamamiyle iç güdüsel olarak ve gerçekten gönüllü olarak yer almaktayım!

kendim faydasını gördüm kendi evladım bu şekilde yetişti yetişiyor çok güzel olumlu gelişmeler yaşıyoruz başka çocuklar da bu şekilde büyüsün bu güzel eğitimden faydalansınlar diye kendimi yoruyorum. benim gibi iki işte çalışan birde evde anne ve eş olmaya çalışıp önce kendi evladına yetmeye çalışırken bir yandan da yeniden akademik anlamda yeni kariyer planları yapmaya çalışarak araya bunları koymak inanın kolay değil! bu yüzden eleştiriler de bulunan bazı insanların üşenmeyerek bari bir zahmet bu yazıyı okumasını diliyorum.

kimseye kızgın falan değilim bu yazıyı tamamen içimi dökmek ve neden niçinlerimi sizlerle paylaşmak için yazdım. umarım az çok kendimi ifade edebilmişimdir.

kim ne derse desin hem derneğim hemde kendi adıma diyeceğim tek laf var oda biz bize doğru olanı yapalım da gerisi mühim değil! isteyen istediğini söylesin! bizim için önemli olan aslolan önce insan ve eğitim! çocuklarımızın daha iyi şekilde eğitimlerini gerçekleştirebilmeleri için bizler öncelikle okul öncesi öğretmenlerimize bu eğitimi sevdirmeyi öğretmeyi ve uygulanabilir kılmayı hedefliyoruz. ardından da ebeveynlerin bu konuda bilgilenmesini sağlayarak doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamaya çalışıyoruz. milli eğitim bakanlığınca yürütülen projeler kapsamında bir çok devlet anaokulunun bu eğitim sistemine geçmesine destek veriyor ayrıca özel eğitim veren kurum ve kuruşların dikkatlerini çekerek bu eğitim felsefesinden haberdar ederek yaygınlaşmasını hedefliyoruz.

bu anlamda başta dernek başkanımız sayın Selçuk Aydın Bülbül olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerine vermiş oldukları bu eğitim seferberliği adına sonsuz teşekkürlerimi ve taktirlerimi iletmek isterim. ben ki bu oluşumun içerisinde yeni yeni yer almış biri olarak bu mücadelelerine bizzati tanıklık ederek geleceğe dair umutlarımı yeşerten şeyler yaşamaktayım. iyiki sizler gibi böyle bilinçli böyle eğitim gönüllüsü akademisyenlerimiz var! hepinize sonsuz teşekkürler….

Maria montessori nin el método montessori kitabı

Maria montessori nin kendi kitabı olan el método montessori yani montessori yöntemi isimli kitabını uzun müddet aradım lakin bulamadım bu arayışlarım sırasında bir çok arkadaşıma sormama rağmen meğer elinde olanlara sormayı atlamisim ama bundan bir ay kadar önce gittiğim Balıkesir kepsut daki bir eğitim programında okul öncesi öğretmenlerine bu kitaptan bahsederken içlerinden nihal hanımın dikkatini çekmiş ve evinde kitaplara bakarken bana hemen bu kitabın resmini yollayıp bende varmış mesajı attı sağolsun onca zahmet edip birde kendisi onu benim için fotokopisini cektirip ciltlerek bana yolladı kendisine birkez daha buradan teşekkür ederim. Bu vesile ile elime geçince bende sosyal medyada paylaştım ve edinmek isteyen herkese yardimci olmak istediğimi dile getirdim benim gibi arayanlar kavussun istedim bu güzel esere! Ve bir iki arkadaşımdan hemen mesaj geldi bizde vardı pdf olarak tüh haberimiz olmadı diye lakin iyi de oldu o kadar çok kişi talep etti ki bende aysel arkadaşımdan gelen  bu pdf formatında ki kitabı hemen yollayıp ulaştırdım birçok anneye öğretmene çok güzel bir paylaşım oldu! Her zaman dediğim gibi bilgi paylaşıldıkça güzel ve paylaşıldıkça çogalıyor şimdi bunu buraya yüklemek istiyorum eğer ki buradan alamayan olursa bana yorumlardan mesaj atıp ulaşabilirsiniz sizlere de e mail olarak yollamaktan zevk duyacağım. Buradan indirdim ben ama  nurturia ya üye olmayanlar dediğim gibi bana yorum yazarak mail adresini bırakabilir bende sizlere kitabı pdf dosya şeklinde yollayabilirim.
Emeği geçen herkese tekrar sonsuz teşekkürler. …

Montessori evrenseldir

son günlerde öyle doldum öyle doldum ki o kadar olsun. nedir bu montessori felsefesinin elimizden çektiği 🙂 herkes bir tarafından çekiştiriyor, herkes bir yönünden kendine yontuyor. amacım ne o tarafa ne bu tarafa çekmek zira taraf olmayı da sevmem! ben bildiğimi anlatmayı severim öğrendiğimi bildiğimi aktarmayı, hatta daha fazlasını öğrenip kendimi geliştirmeyi severim. öğrendiğim herbir şeyi paylaştıkça çoğaldığına inanırım. ‘bilgi paylaşıldıkça çoğalır’ sözünü severim ben mesela bildiğimi kendime saklasaydım eğer bu kadar çok şey bilebileceğimi sanmıyorum doğrusu.

gel gelelim nedir bu çekişmenin amacı faydası var mıdır yoksa zararı! çekişmekten kime fayda gelmiş ki bize gelsin! bilen bildiğini aktarsın soran sorusunu sorsun ama bunun da bir üslubu olmalı dimi ama! bilen bilmeyeni aşağılarsa yada bir bilen diğerine tü! kaka! derse nerede kaldı işin felsefi yanı! hani nerede kaldı bizim yaşam felsefemiz hayat anlayışımız paylaşımcı yanımız! bir sayfada şahsım adına da böyle bir yazı ile karşılaştım doğrusu ama bununla karşılaşmaktan ziyade yapılan yorumlar üzdü beni! kimileri kayın ağacından yapılan bir materyale saygıdan bahsederken insana saygıdan yoksun kalıyor! önce insana saygı duyacaksın ondan sonra dünyaya  ağaca çevreye sisteme saygıdan bahsedeceksin.

bu tarz yorumlara ne yazık ki üzülüyorum çünkü bu şekilde sergilenen katı tutumlar sonucu insanları bu güzel yöntemden bu güzel felsefeden uzaklaştırıyor. ben daha görmedim ki bu şekilde ahkam kesen birilerinin yaa! arkadaşlar bakınız bu montessori çalışmasıdır. uygulaması şu şekilde yapılır bu şekilde sunulur bunlar bunlar kullanılarak sunumu hazırlanır. çalışmada şu şekilde detaylara dikkat etmek gerekir. genel amacı şudur destekleyici amaçları şunlardır… vs vs ama yok bu şekilde insanlara yönlendirmede bulunmaktan ziyade insanlara yardımcı olmaktan ziyade bu tarz insanların işi gücü olanı eleştirmek bir açık aramak açık buldumu saldırmak 😦 ne kadar yazık böyle bir çaba içerisinde olmak üzülüyüyorum gerçekten çok üzülüyorum!

birde olayın başka yönleri var şu sıralar bir materyal alış veriş furyasıdır gidiyor. hayatında montessori okulu görmemiş orjinal bir materyale sahip olmamış yada dokunmamış bunlarla çalışmamış insanlar montessori materyali satışından nemalanmaya çalışıyor hatta ve hatta bu tarz girişimlerde olan insanlar maalesef ki başka ürünleri karalama kampanyası başlatarak çirkinleşiyor ve maalesef ki pastadan bu şekilde bir pay alacağını düşünüyorlar. günlerdir tüm bunları üzüntüyle izliyorum. hatta işin içine montessori ile ilgili grupları çekmeye çalışarak sayfa yöneticilerine ithamda bırakacak sözler sarf edilmesine kadar varmış durumda ne kadar acı! oysaki o gruplar hiç bir kar amacı gütmeksizin annelerin buluşturulduğu güzel gruplar hepsini takip ediyor hepsini sonsuz kere taktir ediyorum.

kimse kimseye bu konuda ahkam kesemez montessori felsefesi bir kitleye veyahut bir zümreye hitap eden bir yöntem değildir. montessori evrenseldir. herkes ister evinde ister okulunda uygular. okulda ki uygulamaların bir standartı söz konusudur. ama evde yapılan uygulamalar da bu standartlar daha esnektir. bu dünyanın her yerinde bu şekildedir. isteyen istediği yerden araştırsın. maalesef ki bizim ülkemizde herkesin çocuğunu bir montessori okuluna göndermek gibi bir lüksü yok bu şuanda mümkün değil fakat gelişmeler de yok değil güzel gelişmeler var ve bu nedenle ilerisi için umutluyum! milli eğitim bakanlığının bu konuyla alakalı kalkınma ajanları ile yürüttüğü bazı projeler kapsamın da devlet anaokulları montessori okullarına dönüştürülüyor. en azından bu gelişmeler bile heyecan verici ve gerçekten umutlandırıcı çalışmalar. gel gelellim bu eğitimi okulunda alamayan bir çocuk sırf okuluna gidemiyor diye neden bu eğitim sisteminden eksik kalsın ki! neden böyle bir imkandan evinde en azından faydalanamasın ki! ister materyali olsun ister olmasın misal hazırlanmış çevre kuralını dahi benimsese bir ebeveyn hayatını bu kurala uygun olarak şekillendirebilse bunun zararı olabilir mi kim bu şekilde bunu lanse edebilir. bırakın artık allah aşkına kuru gürültü yapmayı isteyen istediğini yapsın doğrusuyla yanlışıyla siz doğru olanı yapın bunu gösterin ki o insan da yanlışını kendi bulsun!

birde ami diploması diye tutturmuş gidiyor birileri facebooktan sesli sesli bağırasım geldi! yahu Türkiye’de ami diploması dağıtıldı da biz mi almadık kardeşim! evet ami önemli ami hatta çok çok önemli ama şuda bir gerçek ki ami türkiye de yok! ve turkiyede ami diploması olmadan eğitim verdiği konusunda eleştirilen hocalarıma sahip çıkmadan edemeyeceğim! daha hangi kurumun ne eğitimi hatta bu eğitimi nasıl verdiğini bilmeden eleştirenler şimdi gözlerini iyi açıp okusunlar! evet ben eğitmen eğitimi aldım hemde ami diploması olmayan bir akademisyenden bu eğitimi aldım! ama ami diploması yok pehh! dediğiniz o kişi tezini montessori üzerine yapmış doktorasını montessori alanında yapmış 8 seneden beri üniversitelerinde ki montessori uygulama anaokulunda araştırmalar gözlemler yapan kendini bu işe adamış sayılı akademisyenlerden birinden aldım! siz hangi amiden bahsediyorsunuz! ami’de eğitim 1 yıl şimdi bir yıl ami’de eğitim görmüş gelmiş bir eğitmen ile sizce bu işe ömrünü adamış biriyle sizce aynı kefeye konulabilir mi? soruyorum sizlere! burada ami diplomasını yermek asla değil amacım ama bir amidir tutturmuş gidiyor birileri bizim ülkemiz de de bu konuda bu alanda çok başarılı çok bilgili akademisyenlerimiz var lütfen önce konuşmadan biraz araştırın neyi neden nereye söylediğinize bakın! hatta vereyim size bu adı bir araştırın kendisini sonsuz saygım var bana bu eğitimi veren beni bir anneden eğitmene hatta idealist düşüncelerime yön veren sayın Gökhan Kayılı hocama ne kadar teşekkür etsem az gelir! her zaman önünde saygı ile eğileceğim insanların başında gelecektir kendisi!

bu yüzden başta eğitim aldığım hocalarıma ve bize bu eğitim imkanını sağlayan okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma ve geliştirme derneğine sozsuz teşekkürü bir borç bilirim! ve sonuna kadar almış olduğum eğitimin arkasında duracağımı da bilin isterim! iş eğitimi almakla bitmiyor. bu gün eğitimi almakla orada bırakmak ve işin ucunu bırakmamak arasında büyük fark vardır. önemli olan bilginin kullanılabilirliği ve işlenebilirliğidir. eğitimi aldığım günden bu yana kendimi bu alanda geliştirmek için gecemi gündüzüme katıyorsam eğer benim aldığım eğitime laf söylemek yerine sizde bu konu hakkında kendinizi daha fazla geliştirmeye adayın! önemli olan bir konuya karşı insanın kendini, yaşamını adamasıdır! önemli olan benimsediği felsefe üzerine koyabildikleridir ve yaşamı ile ne kadar bütünleştirebildiğidir! ben yaşamım boyunca inandığım değerlere sıkı sıkı bağlanmış ve eğitmenliği öğretmenliği idealist düşüncelerle yapmış biriyim. şuanda da halen daha ticari bir faaliyetim olmasından ötürü eğitimle ilgili her bir faaliyeti bu düşünceler içerisinde yürütüyorum. hayat felsefem daima bu yönde olmuştur ve olmaya devam edecektir! ben ami’yi hiç bir zaman bir etiket olarak görmeyeceğim sadece ve sadece bir eğitim olarak göreceğim dolayısı ile bu gün ami sertifikalı bir eğitim programı açılsa ben onun içinde de mutlaka yer alacağım! ama bunu etiket olsun diye değil daha ne öğrenebilirim güdülerimle yapacağım! ne kadar acı ki ami üzerinden politika yapanlar maalesef ki daha hiç bir eğitim programı içerisinde bulunmamış insanlar. bir tane de ami diplomalı hocalarımızdan biri çıksa da konuşsa gam yemeyeceğim!

işin özü şu arkadaşlar maalesef ki bizim ülkemizde birileri adına konuşan insan oldukça çok bu nedenle bazıları kendini kaybedip neredeyse rahmetli maria montessori adına dahi konuştuğunu söyleyecek kapasiteye sahip olanlar var! o bu şu demiyorum ama sadece şunu diliyorum şu konu hakkında iki kelam edecek insan da üç beş kitap okusun biraz araştırsın eğitimde neler veriliyor gitsin baksın ondan sonra yargılasın oturup da ami de ami diye tutturmasın allah aşkına!

son bir kelamım daha olacak sizlere nacizane montessori felsefesini uygulamak isteyen anneler babalar okullar öğretmenler işin özü şurdan geçiyor eğer bu eğitim sistemini uygulamak istiyorsak işe kendimizden başlayacağız yani önce olayın felsefesini kendi içimizde özümseyeceğiz kendimiz önce yaşayıp yaşamımıza katıp ondan sonra çocuklarımıza özümseteceğiz eğer bunu bu şekilde yapmazsak gerçekten boşa kürek çekmiş oluruz! işe önce kendimizden başlamazsak genç zihinlere nasıl girebiliriz nasıl örek olabiliriz ki! kendi hayatımıza bu felsefe ile yön vermeden nasıl başka hayatlara yön verebiliriz ki! öğrenme denilen eylem yaşanılarak ancak %100 başarıya ulaşılabilir. sen eğer yaşamın içine katabilirsen öğretileri o derece kullanılabilir bilgi birikimi sağlarsın zihninde! bu nedenle önce konuya vakıf olup ardından içselleştirerek yaşamımızın her anına katarak fayda sağlayabiliriz evlatlarımıza!

daha çok söylecek sözüm var elbet ama benden şimdilik bu kadar kalın sağlıcakla….