Dün ilk defa ayrıldık

Nehir bir yanda ben bir yanda ağla ağla helak olduk ikimizde =(
Zor bir gündü ikimiz içinde gulay öğretmenimiz dedi artık biraz ayrılık vakti. Anne işe gidiyor merak etme gidip gelip seni alacak. Tabi öncesinde uzun uzun konuştuk ikimizde nehirle ama anlaşamadık net bir şekilde anlaşma yoluna varamayınca biraz zoraki oldu ayrılığımız. Vedalaşıp attım kendimi dışarı lakin ayrılmadım tabi okul çevresinden önce bahçe civarında takıldım.  Sonra yüreğim dayanamadı aglamalarını duyuşuma sonra Fevzi hocaya geçtim yani okulun yan tarafında ki restorana bizim kızlar ve yeni bir oyun grubu oluşturmaya çalışan Beylikdüzülü yeni anneler buluşmuşlardı sabah kahvaltısında. Arkadaşlarım burcu ve gönül de aralarindalardı. Ve onların omuzlarında biraz da teselli buldum yine =( allah kimseyi evladından ayrı koymasın.  Okul için ayrılık bile ne zor birsey keşke kolaylıkla halledebilseydik bizde bu süreci ama malumun ilanıydı bunun zor bir süreç olacağını biliyordum aslında. Çünkü biz bu güne dek hiç ayrı kalmadık. Oyun gruplarında da hep beraberlik. Ayrılığa hep karşı koyduk. Bu gün değilse bile okula elbet başlarken bunları yaşayacaktık. Zaten artık bireyselleşmenin zamanı gelmiş de geçiyordu bile! Bu arada Fevzi hocanın bahçesi ile okulun bahçesi yanyana olduğundan dışarıdan bol bol izledim gizlice sınıflarını ağladığında kaçtım duramadım bakamadım ama Susup oynadığında izledim onu! Bir söz vermiştim ayrılırken ise gidip paramı alayım o çok istediğin dürbünü alıcam sana diye gittim onu buldum aldım birde şemsiye isteyip duruyordu onu aldım kuzuma =) ve öğretmenimiz aradı öğle yemeği sırasında nehir yemeğini bitiriyor annesi gelip alabilirsiniz artık biz yemekten sonra sizi bekliyoruz diye ve bende koşa koşa gittim okula ve Kavuştuk yavrucuğumla! Işte ilk ayrılık günü böyle biraz zor biraz duygusal geride kaldı. İkimiz içinde oldukça zor bir süreç ama inanıyorum aşacağız en kisa zamanda bu zor süreci!

image

Bu okula girmeden önceki halimizdi herseyin farkında ve oldukça mutsuz halleri,

image

Buda okul çıkışı hala pek mutlu sayılmaz ama çok istediği şemsiyesi ellerinde dürbünü de boynunda asılı biraz olsun amacına ulaşmış ve teselli bulmuş halleri! Gerci okula geldiğimde eğleniyor gülüyordu buda benim için teselli oldu ve neşe içinde anlattı o iki saatini ağladım ama sonra aglamadim seni bekledim annecim diye gururlanıyordu.
Ne diyelim zaman herşeyin ilacı hakkımızda hayırlısı…

Reklamlar

Okulumuzun ilk günü

Evet 15 eylül 2014 itibariyle yeni bir eğitim ve öğretim yılı daha başladı. Ve bu defa ziller bizim için de çaldı. Anaokulu ile ilk adımımızı attık okul hayatına.  Nehir şuanda tam 40 aylık ve sevinç Koleji nin 3 yaş sınıfına başladı. Daha evvel ki yazımda da sizlerle paylaştığım yazımda bahsetmiştim okul seçimi aşamalarımızı. Derken işte o büyük gün geldi çattı ve bizde okullu olduk =)

image

image

Ilk gün için hiçte fena sayılmazdık ama tabi ayrılık problemimiz hala var. Sınıfta benim katılımım ile durdu çoğu zaman ama tam gün yinede uyum içerisindeydik. Hatta uyku zamanı uyuyacağım diyince hayretler içinde kaldım diyebilirim =)
Ikinci günümüz daha bir sendromluydu sınıftan içeri ben olmadan girmek konusunda oldukça direndi kapı onunda duracak olmama rağmen oldukça direnç gösterdi.  Ve ancak kapı açık kalacak şekilde sınıfta durmayı kabul etti oda zar zor tabi ikna oldu =) Ikinci gün yarım gün kaldık.
Bu gün okulda ki 3. Günümüzdü ve önce gitmek istemedi ama öğretmenin hediyeler hazırladığını söyleyince ve kapı kapanmayacak sözü vererek okula gittik. Öğretmeni ile konuyu konuşup nehir Hanımdan söz alarak onun için aldigim hediyeyi öğretmeni almış gibi verdirdim ve kapı kapanmayacak şekilde sınıfa girdik arada kapıdan bana bakıp geri giderek oyunlarını oynadı. Fakat ben tabi kapının önünde ki masadan sandalyeden uzaklasamadan kitabımı okudum notlarımı aldım sanki çalışıyormuş hatalarında yanıma geldikçe de onunla konuşmadan işimi yapmaya devam ettim. Ara sıra isim var sınıfına git lütfen seninle ilgilenemem suan diye komutlar verdim etkili oldu =)
Fakat bu gün oldukça zor uyuduk okulda nehir müzik eşliğinde sessizce uyumaya alışık bir çocuk ama ne yazık ki okulda böyle bir ortam bulmak oldukça güç =( ama öğretmeni yinede onu unutmayı başarabildi =) helal olsun! Allahtan nehir öğretmenini çok sevdi. En çokta bu konuda içim rahat gerçekten çok cici iki öğretmenimiz var. Ve işte bu günümüzde böyle geçti.  Yemek konusunda sorun yok uykuda sorun yok oyunlara katılımda faaliyetlere katılımda sorun yok ama iş ayrılığa geldiğinde hersey arap saçına dönüyor ne yazık ki =(
Neyse inşallah hersey zamanla yoluna girecek ben öyle umuyorum =) en azından iyi düşünmek istiyorum =)

İlk transfer baskı çalışmamız

image

Yine bauhouse dan aldığımız transfer kağıdı ve aynı ölçüde kestirdigimiz sunta üzerine ilk transfer denememizi is yerinde yapmıştık.  Oldukça kolay bir etkinlik. Kesinlikle tavsiye olunur =)
Ahşap zemin üzerine transfer kağıdınızın ön jelatinini çıkarıp yerleştiriyoruz ve ardından bol sulu bir sünger ile üzerinden geçiyoruz tüm kağıt ıslanana kadar bu işlemi uyguluyoruz. Ardından 30 saniye kadar bekliyoruz ve kağıdı zeminden ayırıyoruz ve kağıtta ki desen zemine yapışmış oluyor ardından hafifçe ıslak süngerle resmin üzerinden tekrar geçiyoruz ve kurulduktan sonra işlemimiz tamamlanmış oluyor. Iste hepsi bu kadar basit. Yani kuzucukların oldukça kolaylıkla yapabileceği bir etkinlik.

Ahşap boyama ve transfer baskı etkinliği

Geçen bauhouse dan aldığımız transfer baskı sonrası bu defa çıtayı bir tık yükseltelim dedik ve ham ikili tepsi aldık hobi reyonundan. Bir tanede ahşap boya aldık ve tepsilerin ebadına uygun transfer resimler beğendik.  Tabi beğendik diyorum ama orası pek öyle olmadı. Nehir hanim renk ve resim için tamamen kendi karar verdi. Gerçi tepsi olayında da o karar vermişti.  Ben 3 tane secenek sundum o tepsileri istedi =) ama boya rengi ve resim konusunda tamamen kendi karar verdi. Ne yalan söyleyeyim gerçekten de çok zevkli davrandı.

image

Önce tepsilerimizi bir güzel boyamızla boyadık. Ön yüzleri bittikten sonra biraz bekleyip arka tarafını boyadık.  Ardından tepsilerimizi kurumları için bir süre kendi haline bıraktık.  Kuruduktan sonra transfer baskı olayına girdik.
Daha evvel ki yazımda da anlattığım gibi şu ve süngerle resmi yüzeye uyguladık. 

image

Ve ortaya bu iki güzel iki boy tepsilerimiz çıktı.  Ahşap boyalar oldukça rahat uygulanan boyalar ve bu yüzden nehir in yaptığı minik tepsiye hiç bir müdahale de bulunmama bile gerek kalmadı.  Tamamen kendi kendine tamamladı çalışmasını. Sadece bazen iyi boyanmamış yerlerini ona göstererek ufak tefek yonlendirmeler de bulundum =)

Transfer Baskı çalışması

image

Geçen gün iş yerinde nehirtosla ahşap yüzey üzerine transfer baskı çalışması yaptık.  Bende ilk defa yaptım bu çalışmayı. Okul için bale sınıfına bir çok yerde Balerin tablosu aramıştık ama bulamayınca ve bunu görünce kendi tablomuzu kendimiz yapalım dedik ve bauhouse dan aldık bu transfer kâğıtlarını ve aynı ölçüde iki adet ince sunta kestirdik.  Is yerinde de uyguladıkları.  Ben sadece transfer kağıdını ahşap yüzeye yerleştirdim nehir de ıslak süngerle bol sulu bir şekilde uygulamasını yaptı.  Zaten sadece süngerle ıslatarak üzerini siliyorsunuz ve tüm yüzeye suyu temas ettirdikten sonra 1 dk bekliyor ve kağıdı üzerinden alıyorsunuz. Ardından çıkan basınında üzerinden ıslak süngerle geçip kuruluyorsunuz.  Hepsi sadece bu kadar =) oldukça kolay bir çalışma ama ortaya çıkan eser çok güzel olduğundan çok ilgi çekici geldi nehir ‘ e ve hem okul için hemde kendimiz için hazırladık tablolarımızı =)

image

Nehir’den mektuplar…

image

Son zamanlarda nehirde bir mektup yazma yollama merakıdır gidiyor 🙂 ozellikle is yerimize gittigimizde sıklıkla oynadigimiz oyunlardan biri haline geldi. Ben baska bir odada calisiyorsam eger hemen kagidini kalemini kaptigi gibi basliyor kendince bir seyler cizmeye ve kendince yazi olarak tabir ettigi sekilde karalamalara, ardindan da hemen kapinin altindan atip mektubun var annecimmmmm diye sesleniyor 🙂 kimi zaman bir gulen surat ve altinda karalamalar buluyorum. Kimi zamanda kendince cizdigi hayal urunu guzel resimlerini ve yine bir kenarina ilistirilmis sozde yazı olan karalamalar buluyorum 🙂 onca isin gucun icinde guldurupte beni nasil ilgiyi kendine cekecegini cok cok iyi biliyor bu kuzucuklar 🙂
Mesela bugun ki mektubu aynen yukaridaki gibi oldu beni ve kendinisi cizmis ve yine kendince altina yazilar yazmis kuzucugum 🙂
O yazilarida bazen kendi okuyor bazende bana okutuyor. Ama yazilarimiz daima su sekilde basliyor “sevgili annecigim” ve su sekilde son buluyor “seni cok seviyorum iyiki varsin annecigim” eyyy! Allahim ben senden daha ne isteyeyim diyesim geliyor her defasinda! Sen evlatlarimizla birlikte cumlemize saglik, mutluluk ve huzur ver insallah! Diye dualar edip icimden hamdolsun diyorum yasattigi tum bu guzelliklere…